İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (VIII. Bölüm)

tebaren | 13:00 - 03.07.2017

T-1-111) Alirıza Nadir:

RAND düşünce kuruluşunun uzmanı olan Alirıza Nadir,  BBC Farsça, BBC Arapça ve Amerika Sesi`nin programlarına İran uzmanı olarak katılmaktadır. Alirıza Nadir, Lisansını Santa Barbara Kaliforniya Üniversitesi`nde Siyaset Bilimi dalında bitirdikten sonra George Washington Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde yüksek lisans yapmıştır. Nadir’in İran insan hakları aktivisti olarak tanınmasının başlangıç noktası ABD Dışişleri Komitesi’nin Ortadoğu ve Güney Asya alt komitesinde İran’da insan hakları ihlaline dair şahitliğiyle başlamıştır.

İran hükümeti Alirıza Nadir ve Rand kuruluşunun, Amerika Birleşik Devletleri`nin İstihbarat Servisi ve Savunma Bakanlığı’na bağlı olduğunu ve İran`a karşı faaliyette bulunduğunu iddia etmektedir. Vatan Emrooz web sitesinde yayınlanmış olan bir makalede, Alirıza Nadir’in İran’a bakışı ve faaliyetleri incelenmiştir. Alirıza Nadir’e göre İran Devrim Muhafızları, İran’ın en güçlü askeri ve güvenlik örgütüdür. Bu örgütün (Sepah) görevi İran’ın İslami rejimini korumaktır. Nadir, İran Devrimi’nden sonra İran rejimine karşı yapılan tüm planların “Sepah`ın ideolojik gücü sayesinde” başarısız olduğu düşüncesindedir. Alirıza Nadir`e göre Sepah, (İran Devrim Muhafızları) Halkın Mücahitleri Örgütü’nün İran`a karşı silahlı savaşında, İran ile Irak arasındaki savaşta, ambargolar ve ekonomik baskılarda hükümeti koruma görevini başarılı bir şekilde yerine getirmiştir. Bu makaleye göre Alirıza Nadir Devrim Muhafızları Ordusu’nun, Amerika Birleşik Devletleri veya İsrail tarafından gerçekleşebilecek herhangi bir olası saldırı karşısında da tüm gücüyle direneceğine inanmaktadır.

Makaleye göre 2009 yılında İran’da şüpheli cumhurbaşkanlığı seçim sonrasında İran`da yaşanan protestolar tamamen ABD ve İsrail’e bağlı gösterilmiştir. O dönemde İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri`nin gizli ve açık lobilerinde faaliyet eden Alirıza Nadir, TritaParsi, BijenHacepur ve Rıza Maraşi gibi Neo-Liberal analistler, “Devrim Muhafızları’na karşı akıllı ambargolar uygulama” teklifini ABD’ye sundular. Alirıza Nadir ve diğer analistlere göre ambargolar sonucunda batıya bağlı olan İranlı siyasi ve iktisadi elitler devre dışı bırakılmıştır ve İran`a davranışını değiştirmek için bir şans tanınmamıştır.

Alirıza Nadir`in makaleleri sürekli olarak ForeignPolicy`de yayınlanmaktadır. Bu web site için yazdığı bir makalede, Türkiye siyasetini inceleyerek İran siyaseti ile karşılaştırmıştır. “Erdoğan ile Humeyni`nin Ortak Özellikleri” isimli makale 15 Temmuz darbesinden sonra yayınlanmıştır. Birçok İranlı uzman Fetullah Gülen’i Türkiye’nin Humeyni’si olarak söylediği dönemde Alirıza Nadir Cumhurbaşkanı Erdoğan`ı Türkiye`nin Humeyni`si lakabı ile adlandırmıştır. Bu makalede, Türkiye`de yaşanan başarısız darbe girişimi sonrası darbecilere karşı gerçekleşen gözaltılar insan hakları ihlali gibi değerlendirilmiştir. Makaleye göre, Türkiye’de İran tarzı bir teokrasinin oluşma ihtimali Türkiye’nin siyasi elitlerini uzun zamandır korkutmaktadır.

Nadir`e göre, farklılıkların çokluğu kadar benzerlikler de çoktur. Devrimden önce İran siyaset sahnesinde sol gruplardan milliyetçi gruplara dek (bir spektrum gibi) farklı görüşler rol almaktaydı ve İran Devrimi tamamen dini bir devrim değildi. Ancak Humeyni`nin önderliği sayesinde islamcı gruplar iktidarı ele geçirmeyi başardı. Humeyni`nin 1979’da İran Devrimi’nde oynadığı rolü bugünkü Türkiye`de Recep Tayyip Erdoğan oynamaktadır. Türkiye`de de İran`da olduğu gibi seküler ve milliyetçi gruplar batıya bağlı olmakla suçlanmaktadırlar ve ordu İslamcıların asıl hedefidir. Nadir’in makalesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’ni İran İslam Cumhuriyeti gibi İslamileştirme sürecini yavaş yavaş itmektedir. Bu süreçte İran’ın yaşadığı tecrübelerden ders alarak, medya ve üniversiteler gibi iktidarı eleştirebilen tüm kurumları zayıflatma niyetindedir. Bir zamanlar polis devletinden ve kraliyetten kurtulmayı başaran milyonlarca Türk vatandaşı ve İranlı, şu anda totaliter dini rejimlerin yönetimi altındadırlar. İranlıların yolculuğu 1979`da başlamıştır ancak Türklerin tehlikeli yolculuğu yeni başlamaktadır.

Erdoğan, ordunun muhaliflerden temizlemesinin peşindedir. Türkiye`de ordu, her zaman ülkeyi aşırı İslamileştirilmekten korumuştur. Ancak milletin büyük çoğunluğunun darbeye karşı çıkması bu imkânı ordudan almıştır. Başarısız darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan`ın konumu geçmişe göre daha da güçlenmiştir. Erdoğan, muhalefet partilere karşı da temizleme sürecini başlatmıştır ve bu doğrultuda HDP`nin PKK`ya bağlı göstererek HDP’ye baskı uygulanmıştır! (Foreign Policy: What Erdoganand and Khomeini Have in Common)

Alireza Nader-2

1-1

12) Abbas Melikzade Milani:

Abbas Melikzade Milani, Amerikan İranlı tarihçi ve yazardır. Stanford Üniversitesi Siyasal Bilimler anabilim dalı öğretim üyesi olan Milaniaynı üniversitede İran çalışmaları bölümünün başkanlığını ile birlikte Stanford Üniversitesi`nin Hoover Enstitüsü bünyesinde yürütülen İran Demokrasi Projesi`nin müdür yardımcılığını yapmıştır.

Abbas Milani, 16 yaşında iken eğitimini devam ettirmek amacıyla zengin ailesi tarafından California`ya gönderilmişti. 1966’da Okland Teknik Lisesi`nden mezun olduktan sonra 1970’da Siyasal Bilimler ve İktisat üzerine lisans eğitimini California Berkley Üniversitesi`nde tamamlamıştı. 1974’da Hawai Üniversitesi’nde Siyasal Bilimler dalında doktora tezini savunmuştu.

Doktora eğitimini tamamladıktan sonra İran`a dönüp İran Milli Üniversitesi (Şu anki adıyla Şehit Beheşti Üniversitesi)`nde yardımcı doçent olarak 1975`ten 1977`ye kadar çalışmıştı. Milani, istiarelerle örtülü Marksist Teorileri dersi verdiği dönemde Şah hükümeti tarafından, hükümete karşı faaliyette bulunduğu gerekçesiyle bir yıl hapis cezasına mahkûm olmuştu. Daha sonra af talebinde bulunup Şah’ın eşi Farah Diba`nın aracılığıyla affedilerek serbest bırakılmıştı. Milani, İran Devrimi’nden sonra Üniversiteden atılmış 1986 yılında ailesiyle ABD’ye göçmüştü.

California`ya yerleştikten sonra Belmont şehrinin Notre Dame de Namur Üniversitesi`nde Tarih ve Siyasal Bilimler profesörü olarak çalışmaya başlamıştı. Daha sonra UC Berkley Üniversitesi`nde araştırma görevlisi olarak çalışmalarını devam eden Milani 2001 yılında 2002 yılında Notre Dame de Namur`dan Stanford`a taşındı.

Abbas Milani`nin, İran’ın yakın tarihi ile ilgili önemli eserleri mevcuttur. Milani, Mihail Bulgakov`un “Usta ile Margarita” eserinin Farsça tercümesini yaptıktan sonra “İranlı (Fars) Sfenks” (Amir Abbas Hoveyda ve İran Devrimi’nin Gizemi, Hoveyda Gizemi) isimli kitabı, İran`da ve İran dışında birçok tartışmaya neden olmuştur. Abbas Milani`nin birçok eleştirmen açısından en önemli kitabı “İran`da Modernite ve Onun Düşmanları” kitabıdır. 2009 yılında Syracuse Üniversitesi Abbas Milani`nin “İran`ın Çağdaş Tarihi” isimli kitabını yayılanmış “Etkili İranlılar” kitabında ise Muhammed Rıza Pehlevi devrinde İran`da etkili şahıslar ve rollerini incelemiştir..

İran’ın Muhafazkar medyasında diğer Amerikan İranlılara olduğu gibi Abbas Milani`ye karşı da kuşkucu bir bakış olmuş ve her zaman ondan CIA ajanı olarak söz edilmiştir. ( Vatan-ı Emruz: NİAC’lılar Nasıl Ülkenin Güvenlik Duvarından Girişimci Olarak Geçiyorlar?)

Buna rağmen Abbas Milani ABD’deki konumunu kullanarak her zaman İran’a askeri müdahaleleri engellemeye çalışmış ve ambargoların İran üzerinden götürmesinde önemli rolü olmuştur. Nitekim Milani, İran`a karşı yürütülen ambargolar hakkında şu ifadelerde bulunmuştur: “Bence bu sorunun askeri bir çözümü yoktur. Meselenin çözülebilmesinin tek yolu İran`da demokratik bir devletin kurulmasıdır. 2009 yılında yapılan şüpheli seçimlerden sonra İran’ın “Yakıt Takası” önerisini sunması rastgele değildir. O dönemde İran, aynı anda içte ve dışta (iki cephede) savaşmaktan kaçınmak ve ülkenin üzerindeki baskıyı azaltabilmek için dış imajını iyi göstermeye, bununla birlikte dış ilişkilerini de iyileştirmeye çalışıyordu.” (Vatan-ı Emruz: 2009 Olayları Ülkeyi Nasıl Ekonomik Ambargolar Bataklığına Sürükledi?)

İran Devrim Muhafızları Ordusu medyasının iddiasına göre Abbas Milani, CIA ve Soros Vakfı’na bağlı olan Berkman merkezi (Berkman Center for Internet &Society) bünyesinde gerçekleşen proje kapsamında Ahmed Kiyarostami ve Fred Petrosian ile işbirliği yapmıştır.  (Efkâr News: ABD Lobisinin İran’a Şüpheli Ziyaretleri)

Abbas-Milani-2

13) Kamran Elahian:

Kamran Elahian, Uluslararası Global Catalyst Partners ismindeki çok kademeli ve teknoloji odaklı riskli yatırımlara yapan yapan sermaye şirketinin kurucularından ve şirketin yönetim kurulu başkanıdır. GCP’nin yatırmaları Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Japonya ve İsrail gibi ülkelerde öncü teknolojiler alnına olmuştur. Actelis Networks, Beceem Communications, iKoa ve Sound Hound Şirketleri’nin yönetim kurullarında da görev yapan Kamran Elahian, 1954’da Tahran’da doğmuştur. 1979 İran devriminden önce ABD’nin Utah Üniversitesi’nden Bilgisayar Bilimi ve Matematik üzerine çift dalda lisans eğitimi almıştır. Daha sonra aynı üniversitede yüksek lisans eğitimini Bilgisayar Grafik Bölümü’nde devam ettirmiştir.

İran’da Devrim Muhafızları Ordusu’na yakın olarak yayınlanan Vatan-ı Emrooz gazetesi, Kamya rElahian’ın NIAC ile işbirliği içersinde olduğunu iddia etmiştir. Bu makalede, Kamran Elahian’ın Bahayi olduğu iddia edilmiş ve Hamid Biglari ile birlikte “IBridge” kuruluşunun kurucusu olduğu yazılmıştır. (Bakınız: NİAC’lılar Ülkenin Güvenlik Barajını Nasıl Aşıyorlar? )

İran hükümetine bağlı olan Gerdab web sitesi, IBridge ve bu kuruluşun İran’da kurduğu Start Up kursları ve Berlin’de düzenlediği girişimcilik konferansı ve onun arkasındaki gizli hedef ile ilgili bir makale yayınlanmıştır. Makaleye göre bu kursların ve IBridge gibi konferansların kurucuları İran’ın petrol ve gaz satış aracılarıdır. Onların asıl amacı, İran’ın seçkin ve yetenekli gençlerini yönetmek ve onlardan sosyal bir ağ oluşturmaktır. Bu şirketlerin kurucuları içinde Pari Namazi ve Baquer Namazi gibi, Fanup ve ona benzer şirketlerde çalışan İranlı Amerikanların ismi dikkat çekmişti. Perde arkasında ise Siyonistlerin ortağı Kamran Elahian, Hamid Biglari, Suudi Arabistan’lı El-Velid Bin Talal, Stephan Chambers,  Zahi Khouri (İsrailli milyarder) gibi şahıslar ve Skoll Vakfı, Ford Vakfı ve Freedom House (Özgürlük Evi) Sivil Toplum Kuruluşu gibi Amerikan İsrail kuruluşları olduğu iddia edilmiştir. İran hükümetine yakın olan haber ajansları ve medya, bu konferansların İran’da yumuşak devrim yapmak amaçlı düzenlendiğini iddia etmektedirler. (Bakınız: Strat UP’lar Araksına Seçkinlerin Avı! )

Guardian’de yayınlanan bir rapora göre Kamran Elahian bu konferansın amaçlarını, yurtdışındaki ve yurtiçindeki İranlılar ile Batı teknolojisi arasında bir köprü oluşturmak oldoğu nitelendirmiştir.

20 Kasım 2014`te Bay Area, GSVlabs`de NIAC`a bağış toplama amacı ile düzenlenen bir toplantıya, Kamran Elahian ve TritaParsi konuşmacı olarak katılmışlardır. Elahian konuşmalarında, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki anlaşma sonucunda oluşacak olan teknolojik yatırım fırsatlarını nitelendirmiştir. Elahian “ABD Kongresiyle iletişime geçip, İran`a karşı ambargoların kaldırılmasının önemini onlara hatırlatmamız gerekmektedir” ifadelerini kullanmıştır. Bu toplantının diğer konuşmacısı Trita Parsi, ambargoların kaldırılma gereksinimini başka bir açıdan değerlendirmiştir. Trita Parsi İran-ABD arasında gerçekleşecek anlaşmanın insan hakları, barış, ticaret ve başka açılardan da faydalı olacağını belirtmiştir.

Kamran Elahian

14) Alirıza Ümidvar:

Alirıza Ümidvar, Atieh Group şirketinde Siamak Namazi ve Bijen Hacepur ile ortak olmuştur. Shell Petrol ve Gaz Şirketi’nin İran temsilciliğinde yönetici yardımcısı olarak görev yaptığı dönemde Tahran’ın Şehir Konseyi`nin Sosyal Komite Başkanı Fatma Danişver’in danışmanı olmuştur. 2009 İran cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra yaşanan olaylarda hala açık faaliyetinde devam ederek Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın projelerinde hizmette olması, İran devletiyle işbirliği içinde olmasını kuvvetlendirmiştir.

Alirıza Ümidvar ve Bijen Hacepur, 2009 Tahran merkezli Yeşil Harekâtı olayları öncesi “İran Ekonomisinin Gelişiminde Stratejik Araştırma” kitaplar dizisi yayımında, İran devletinin Ekonomik Araştırmalar Merkezi`nin araştırmacısı olarak çalışmıştır. Bu kitapta Ümidvar, BaquerNamazi`nin sözlerini referans alarak Startup Hızlandırıcı projesinin, kapitalist ülkelerin şirketlerine olan “sömürge ve istismar” bakışın değiştirilmesinde yardımcı olacağını belirtmiştir ve bu projenin “radikallerin görüşünü nötrleştirme” adına yararlı olacağını söylemiştir.   (Bakınız: ABD’li Start UP’çıların Ayak İzlerini Nereye Çıkıyor?)

Kayhan Gazetesi’nde yayınlanmış bir makaleye göre, Alirıza Ümidvar ve Ali Kızılbaş gibi daha önce Atieh Group Şirketi’nde görev almış isimler, bir ara Shell ve Statoil`un da üst düzey yönetiminde görev almışlardır. (Keyhan Gazetesi: Ünlü İranlı Komisyoncu!)

Alirıza Ümidvar, İran`daki üniversiteler ile kurduğu irtibatlar ve Nizam Salahlarını Teşhis Konseyi`nden aldığı destekler sayesinde İran`da faaliyete başladıktan sonra hızlı şekilde yükselmiştir. Ümidvar, Tahran Şehir Konseyi üyesi Fatma Danişver ile irtibatından dolayı konsey komisyonlarından birinin ticaret odasına girmeyi başrarak İran`da çok hızlı bir şekilde ilerleme şansı elde etmişti. “İran`ı Değiştirmek” projesinin üyesi olan Alirıza Ümidvar, hala devlet görevine devam ederek Tahran Şehir Konseyi’nin Sosyal Komitesi’nin danışmanı ve İran Ticaret Odası’nın Etik Kurulu’nun danışmanıdır. Alirıza Ümidvar, lisans eğitimini Tahran Üniversitesi`nde Kamu Politikası üzerine almıştır. Daha sonra, İngiltere`nin Nottingham Üniversitesi`nin Yönetim Bölümü’nde yüksek lisans yapmıştır. Ümidvar, Atieh Bahar Şirketi’nin stratejik araştırma departmanının eski müdürü olarak görev yapmış ve Muhsin Melayeri, Said Rahmani, Şayan Şalile ve Muhammed Hüseyin Melayeri gibi isimler ile birlikte, İran Girişimciler Derneği’ni kurmuştur.

Alirıza Ümidvar’ın ABD devletiyle bu yakın ilişkisine rağmen İran’da faaliyetine devam etmiş ve Ruhani`nin danışmanı Nizam Salahları Teşhis Konseyi dergisinin baş editörü, İran’da girşimcilik üzerine yayınlanan sayıda Ümidvar`a gösterdiği çabalarından dolayı teşekkür etmiştir.

Ali Rıza Umidvar-2

Alirıza Umidvar

….

Geçmiş Bölümler:

İran Derin Devleti’nin ABD Lobisi Kimlerdir? (I.Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (II. Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (III. Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (IV. Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (V. Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (VI. Bölüm)

İran Derin Devletinin ABD Lobisi Kimlerdir? (VII. Bölüm)

….

Yazar: Emir Şahin- Tebriz Araştırmaları Derneği Uzmanı

….

 

Anahtar kelimeler: