Hasan Ruhani’nin İkinci Dönem Cumhurbaşkanlığı ve Kırk Yılın Seçimi!

tebaren | 17:21 - 05.06.2017

Ruhani-0Giriş

19 Mayıs 2017 tarihinde İran’da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini tekrar Hasan Ruhani kazanmıştır. 56,410,234 İranlı seçmenden 41,220,131 oyunu kullanmış ve Hasan Ruhani 23,549,616 kişinin oyunu almakla 12.dönem İran Cumhurbaşkanı olmuştur.

12.dönem İran cumhurbaşkanlığı seçim sürecindeki kampanyalar incelendiğinde ülkenin merkezi güç çekirdeğini oluşturan Ayetullah Hameneyi taraftarları ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun Ayetullah Seyyed İbrahim Reisi’yi destekledikleri görünmüştür. Devrim Muhafızları Ordusu’na yakın siyasi gurup, medya ve siyasiler Ayetullah Reisi’yi desteklemiş Hasan Ruhani ise hedef tahtasına oturtulmuştur. Hasan Ruhani’nin oyların %57’sini alarak tekrar seçilmesi ılımlı Reformistlerin zaferinden çok radikal Muhafazakârların yenilgisi olarak değerlendiriliyor.

Bu seçimi diğer seçimlerden farklı kılan iki özellik, Ayetullah Hameneyi’nin dört sene içinde vefatı ihtimali ve Reformistlerin ülke bürokrasisinde kalmak yönünde son çabaları olmuştur. Seçim öncesi çeşitli çevrelerde İbrahim Reisi’nin, Ayetullah Hameneyi sonrası İran’ın yeni Valiye Fakih’i olacağı uzun süre düşünülmüştür. İbrahim Reisi’nin aday gösterilmesiyle Reformist kesim bu varsayımı kuvvetlendirmek amacıyla Hameneyi’nin Valiye Fakih olma süreciyle benzetmeler yaparak seçim tansiyonunu yükseltmiş ve seçimi Hameneyi sonrası yeni Valiye Fakih’a evet-hayır referandumuna çevirmiştir. Kısacası 12.dönem İran cumhurbaşkanlığı seçimi Devrim Muhafızları Ordusu’nun temsil ettiği radikal Muhafazakârlar ve Reformistlerin iki kutuplu rekabetine sahne olmuştur.

İran İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre 12.dönem İran cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları şu şekilde olmuştur:

Or-2

Seçim Kampanyaların Genel Hatları:

Genel olarak İran’ın bütün seçimlerinde ülkedeki ekonomik durum, halkın refah oranı, etnik sorunlar ve genç kuşağın toplumsal özgürlükler yönündeki talepleri en tartışılan konular olmuştur. Kampanyalar sürecinde bu seçimi diğer seçimlerden şu farklar ortaya çıkmıştır:

A) Hameneyi’nin Etnik Meselelere Artan Hassasiyeti Geçmiş seçimde etniklerin yaşadığı bölgelerde etnik açılımlarla ilgili vaatler ön plana çıkmıştır. Bu dönemde Ayetullah Hameneyi, Devrim Muhafızları Ordusu’nun İmam Hüseyin Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada bütün adaylara etnik ayrışmaya yönelik vaatlerden kaçınmalarını tavsiye etmiş ve ülkede güvenliğini zedelemeğe çalışanları açık dille tehdit etmiştir.

B) Tartışmalar Sonucunda Kutuplaşan Toplum: Seçim kampanyaları sırasında adayların birbirini yolsuzlukla suçlamaları kamuoyuna en çok etki edip sosyal şebekelerde tartışma yaratmıştır. Ülkedeki bütün siyasi çevrelerin yolsuzluğa bulaşması görünümü yaygınlaşmıştır. Nitekim Ayteullah Hameneyi’nin tepkisi geç kalmamış ve seçime iki gün kala bu sözlerin Devrime yakışmadığını söylemiştir. Kampanyaların etkisinde toplum kutuplaşarak bir tarafta toplumsal adalet söylemini öne çeken Reisi karşı tarafta ise daha çok toplumsal özgürlükler ve Batı eğilimli Ruhani durmuştur.

C) Ruhani’nin Ilımlı Aday Yerine Reformist Gibi Çıkışı: Geçmiş seçimde Ruhani kendini Reformistten ziyade ılımlı aday ve devrim ilkelerine tamamen sadık birisi olarak göstermişti. Bu dönem Ruhani’nin söylemi sertleşerek Devrim Muhafızları Ordusu gibi merkezleri sert eleştirilere tabi tutmultur.. Seçime yaklaştıkça her iki tarafın dili sertleşerek Hasan Ruhani, Devrim Muhafızları Ordusu ve Besic Örgütü’nü hedef göstermiştir. Ruhani seçimin son günlerinde yaptığı sert eleştirilerle oy kullanmak istemeyenleri sandık başına çekebilmiştir. Ruhani’nin radikal Muhafazakârlar özellikle Devrim Muhafızları Ordusu’na yönelik giderek sertleşen eleştirileri sayesinde seçimi boykot etmek isteyen seçime katılmıştır.

Dört Yılın Değil Kırık Yılın Seçimi:

Ruhani, İran’ın Kazvin kentinde seçim kampanyasına başladığı zaman bu seçimin dört yılın değil kırk yıl için yapıldığını söylemiştir. Seçime bir gün kala ünlü Reformist Mustafa Taczade attığı bir twitte aynı cümleyi tekrarlamış ve seçimin hayati önemine vurgu yapmıştır. Seçim kampanyalarında sürekli bu seçim yalnız cumhurbaşkanlığı seçimi değil ülkenin kaderi seçimi vurgusu yapılmış ve Hameneyi’nin hastalığıyla ilgili çıkan haberler Hameneyi sonrası devleti tamamen kendi tekellerine alıp ülkeyi Kuzey Kore örneğiyle yönetmeyi amaçlayan Devrim Muhafızları Ordusu ve Reformistlerin rekabetine sahne etmiştir.

Öte yandan Reformistlerin öne sürdüğü bu teze karşın bazı uzmanlar ABD’nin Trump başkanlığında yeni bir Orta Doğu politikasına yönelmesi ve İran karşıtı politikaların şiddetleneceği gerçeğine dikkat çekmiş ve Ruhani’yi Hameneyi’nin yumuşak yüzü adayı olarak yorumlamıştır.

Ruhani’nin ikinci dönem cumhurbaşkanlığında hükümetin en büyük engeli Devrim Muhafızları Ordusu olacaktır. Ruhani seçim kampanyaları sürecinde defalarca Devrim Muhafızları Ordusu’nu hedef almıştır ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun kışlaya dönmesi gereksinimi imalarında bulunmuştur. Ruhani’nin yeni dönemdeki en büyük sorunu Devrim Muhafızları Ordusu olacaktır. Devrim Muhafızları Ordusu yapı ve düşünce itibariyle elde ettiği gücü kimseye kaptırmak niyetinde olmadığını defalarca göstermiş ve hükümetin açılım girişimlerine en büyük engel olacaktır.  Önümüzdeki dört sene içinde Ruhani hükümeti her ne kadar dünyaya barış mesajı verip ülke içinde toplumsal özgürlükleri çoğaltmağa çalışırsa da Devrim Muhafızları Ordusu çeşitli yollarla İran’ın kriz içinde kalmasını sağlayacak politikalara devam edip kriz yönetimi adı altında güç mekanizmasını elinde tutmağa devam edecektir. İran için dönüm noktası olabilecek Hameneyi vefatı ise ülkeyi büyük krizlere gebe edecektir.

….

Yazar: İnam GÜNEŞ- Tebriz Araştırmaları Derneği Uzmanı

Anahtar kelimeler: