12.Dönem İran Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Genel Çerçevesi

tebaren | 12:52 - 13.05.2017

00-65İran’da 19 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimi için Anayasa Koruyucular Konseyi 1600 başvurudan altı adayın başvurusunu kabul etmiştir. Seçim kampanyalarının Hasan Ruhani ve İshak Cihangiri’nin temsil ettiği Reformistler ve İtidalciler ile İbrahim Reisi ve Muhammed Bakır Galibaf’ın temsil ettiği Muhafazakârlar arasındaki yoğunlaşmıştır. 20 Nisan gecesi Anayasa Koruyucular Konseyi’nin eski Cumhurbaşkanı Ahmedinijad’ın adaylık başvurusunu veto etmesi bu dönem rekabetlerini sürpriz gelişmesi olmuştur.

1979’dan sonra İran’da yapılan bütün cumhurbaşkanlığı seçimleri kritik öneme sahip olmuştur. 1979’den günümüze gelen siyasi serüvende istisnasız şekilde cumhurbaşkanlığı seçimi bir nevi ülkenin lider niteliğindeki Valiye Fakih ve Valiye Fakih yetkilerinden rahatsız olan cumhurbaşkanı adayların rekabetine sahne olmuştur.

12.dönem İran cumhurbaşkanlığı seçimine ek önem katan faktör Ayetullah Hameneyi’nin sağlık durumuyla ilgili çıkan haberler ve önümüzdeki dört sene içinde vefat edeceği ihtimalinin yükselmesidir. Ayetullah Humeyni’den sonra İran, Valiye Fakih’i olan Ayetullah Hameneyi, Devrim Muhafızları Ordusu’nun desteğiyle ülkenin güç kaynaklarını kendi tekeline almış ve kendine muhalif olanlara dışlayıcı politika izlemiştir. Devrim Muhafızları Ordusu ve Muhafazakârların propagandasıyla Ayetullah Hameneyi’den kutsi bir görünüm sunulması bu süreci kolaylaştırmıştır. Ayetullah Hameneyi’nin bugünkü karizması dikkate alındığında vefatından sonraki İran’da yaşanabilecekler ülkenin kaderini belirleyecektir. Ayetullah Hameneyi’nin hastalığıyla ilgili çıkan haberler dikkate alınırsa önümüzdeki dört sene içinde vefat etmesi büyük olasılıkla öngörülüp otorite boşluğuna yol açacağı düşünülmektedir. İran’ın mevcut hiyerarşisinde Muhafazakârların hükümet dışında devlet ve bürokrasinin tamamını kendi tekellerine alabilmeleri 12.dönem seçimini İran siyasetinden tamamen silinmemeğe çalışan Reformistler için ölüm dirim savaşı haline gelmiştir.

12.dönem İran cumhurbaşkanlığı seçiminin geçmiş seçimlerle farklı kılan iki önemli faktör Reformistlerin bürokraside kalmak için son çabaları ve önümüzdeki 4 sene için Ayetullah Hameneyi’nin vefat ihtimalidir.

İran devletinin basın, gazete ve sivil topluma yönelik uyguladığı baskıcı politika ülkedeki objektif durumun dışa yansımasını engellemiştir. İran devlet politikası dışa kapalı yöntemlerle dünyayı İran içinden habersiz bırakmak isterken dış politikada caydırıcı yöntemleri kullanmağı tercih etmiştir.

İran’da özel anket şirketlerinin saha araştırması yapmaları kısıtlı olduğundan dolayı yurtdışı merkezleri İran’daki durumu gerçekçi zeminde öğrenilmesinde en büyük engeldir. Buradaki önemli mesele İran iç sorunlarının önemlilik derecesiyle sıralamasında ne kadar gerçeği yansıtabildiğidir. Genel bir bakışla İran’daki etnik sorun, halkın refah düzeyi, yoksulluk ve toplumsal sorunlar her kesçe bilindiği halde hangisinin diğerinden daha kritik bir seviyeye ulaşıp toplumsal ayaklanmaya sebep olacağı net bilinmemektedir. Uluslararası araştırma merkezlerinin İran’a yönelik çalışmaları konuyla ilgili farklı sıralamalar göstermiştir. Bazı merkezler etnik sorunlara öncelik verirken bazıları halkın refah yönündeki istekleri üzerinde durmuş diğerleri ise ülkedeki genç kuşağın toplumsal özgürlükler yönünde isteklerini ilk sırada olduğunu öne sürmüştür.

İran siyasi yapısıyla ilgili yapılan araştırmalar bu ülkenin ideolojik devlet odluğunu ileri sürmüştür. Bu araştırma sonuçlarına göre normal devletlerin dış ilişkiler ve iç politikada Pragmatist yöntemlerle çıkar ve refah eksenli hareket ettiği halde İran yöneticileri ve devletin güç kaynaklarını elinde bulunduran guruplar ideolojik değerleri tercih etmiş ve politikalar bu eksende oluşturulmuştur. Bu yaklaşıma göre Hameneyi’nin başını çektiği ideolojik guruplar 2009 seçiminde radikal Reformistleri siyaset sahnesinden silmiş ve Ruhani’ye ilk başta İtidalci yaklaşımı için destek vermiştir. Daha sonra Ruhani’nin son 4 sene içinde Reformistlerle sık ilişkiler kurması ve İtidalci yaklaşım yerine Reformist gibi davranması Hameneyi vefatı sonrasında Devrim Muhafızları gibi yapıların varlığını tehdit edecek duruma gelebileceği ihtimali Devrim Muhafızları Ordusu’nu şimdiden harekete geçirmiştir. Devrim Muhafızları Ordusu seçim süreci kampanyalarda Ayetullah İbrahim Reisi’yi desteklemeleri Ayetullah Hameneyi vefatı sonrası bu askeri oluşumun siyaseti tamamen kendi tekeline alacağı yönünde kritik adımı olarak düşünülmektedir.

12.dönem cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili akıllardaki en önemli soru Ruhani’nin tekrar seçilebilecek mi? sorusudur.

Ruhani’nin kazanmasıyla sonuçlanan 11.dönem seçime İran genelindeki katılım oranı 72.7% olmuştur. Ruhani 50.71% oy oranıyla seçimi kazanmış ve diğer oyların 44.6% oranı dört Muhafazakar aday arasında paylaşılırken 1.21% bir bağımsız adaya verilmiştir.

R-Secim

11.dönem seçimi 2009 Tahran olaylarından sonra İran’da gerçekleşmiş ilk cumhurbaşkanlığı seçimi olmuştur. Ruhani’nin 11.dönemde aldığı 50.71% oy oranın tabanını Tahran’ın orta sınıfı ve İran etnikleri oluşturmuştur. Seyyed Muhammed Hatemi ve Ayetullah Haşimi Refsencani’nin desteği sebebiyle Tahran orta sınıfın oyunu alan Ruhani etniklerin yaşadığı bölgelerde ana dili eğitimle ilgili verdiği vaatler neticesinde etniklerin oyunu kazanmıştır. 11.dönem eyaletlere göre Ruhani’nin aldığı oy oranı bu iddiayı desteklemektedir.

R-S-2017

Önümüzdeki hafta Reformist aday İshak Cihangiri’nin Hasan Ruhani lehine geri çekileceği ön görülürken karşı cephede Muhafazakârların tek adayla seçime gitme çabaları devam etmektedir.

11.dönem seçimlerinde Ruhani’nin eyaletlere göre oy oranı (en çoktan en aza):

Secim-Eyalet

Bu yüzdelere göre İran’ın 32 eyaletinden 19 eyaleti 50%’den çok Ruhani’ye oy vermiştir. 50%’den çok Ruhani’ye oy veren eyaletlere baktığımızda etnik ve mezhep sorunlarının önde olduğu eyaletlerdir. Ruhani’nin Tahran’dan aldığı 1.266.568 oy (48.51%) hala 2009 olaylarını unutmayan ve Ruhani’nin gelmesiyle Yeşil Harekatı liderleri Mirhüseyin Musevi ve Mehdi Kerrubi’nin ev hapsi için bir şey yapacağını düşünen orta sınıf kitle olmuştur.

12.Secim

 

Bugün 12.dönem seçimindeki genel kamuoyundaki kanıyı incelemeğe çalıştığımızda Ruhani’nin son 4 sene içinde Yeşil Harekâtı liderlerinin ev hapsinden çıkması için gereken çabayı göstermemesi, etniklerin yaşadığı bölgelerde açılımların beklenildiği şekilde yapılmaması, etnik hareketleri lider guruplarının Ruhani’yi sadakatsizlikle suçlamaları, Devrim Muhafızları Ordusu’nun etniklerin yaşadığı bölgelerde etnik açılımlarla ilgili inisiyatifi eline alma çabası, nükleer anlaşmanın İran ekonomisinde beklenildiği rahatlığı sağlamaması ve Reformist lider guruplarıyla etnik eksenli hareket eden gurupların arasındaki mesafenin daha da derinleşmesi ve İbrahim Reisi’nin bağlı olduğu Horasan merkezli finans güç ve mafya şebeklerinin toplumsal adalet adına büyük şehirlerde varoş bölgeler ve ülkenin yoksul kesimi oylarına yönelik geniş propagandaları Ruahni oylarında düşüşü sağlayacak en önemli faktörlerden olacağı düşünülmektedir. Ruhani oylarındaki muhtemel bu düşüş seçime katılım oranındaki düşüşle olacağı düşünülmektedir. 12.dönem seçimlerinde katılım oranının 70% az olduğu taktirde Ruhani aleyhine işleyeceği kuvvetle muhtemeldir. Bütün bu engelleyici faktörlere rağmen seçim sürecinde Devrim Muhafızları Ordusu ve Ayetullah Hameneyi’ye yakın gurunun seçime hile karıştırmadığı gibi olağanüstü olaylar gerçekleşmediği taktirde Ruhani’nin Muhafazakar adayla daha az oy farkıyla seçileceği yahut seçimin ikinci tura kalarak yeni koşullara yol açacağı düşünülmektedir.

….

Yazar: İnam Güneş- Tebriz Araştırmaları Merkezi Uzmanı

Anahtar kelimeler: