Ana Sayfa / KONULAR / SİYASET / İran’ın Orta Asya Hedefleri İle İlgili Örnek Rapor

İran’ın Orta Asya Hedefleri İle İlgili Örnek Rapor

Orta AsyaTebriz Araştırmaları Enstitüsü tarafından Türkçeye tercüme edilen mevcut yazı, başkanlığını eski İran Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı ve Ayetullah Hameneyi’nin Başdanışmanı Seyyed Rahim Safevi’nin yürüttüğü “İslam Dünyası Fütüroloji Merkezi” tarafından hazırlanmıştır. Rapor uzun vadede İran’ın Orta Asya’daki çıkarlarını korumak yönünde strateji ve taktikler içermektedir. Yazarın iddiasına göre raporda yer alan istatistikler saha araştırmaları sonucunda elde edilmiştir. Yazının sonunda Orta Asya ile ilgili Şii yayılmacılığı kapsamında İran yönetimine taktikler önerilmiştir. Mevcut yazı İran’ın Türkistan ile ilgili amaçlarını aydınlatmak yönünde yararlı görüldüğü için Tebriz Araştırmaları Enstitüsü tarafından yayınlanmıştır.

 

Orta Asya’da Şiiler İçin Fırsatlar ve Tehditlerle İlgili Rapor

Yazar: Dr. Morteza Eşrafi (İslam Dünyası Fütüroloji Merkezi Uzmanı)

….

Orta Asya ülkeleri; Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerinden ibaret olmuştur. Şu anki Orta Asya bölgesi bazen Büyük Horasan olarak da anılmaktadır. Orta Asya’da İslam’ın ortaya çıkması Hicri I. yüzyıllara dayanmaktadır. Bu bölgede İslam dininden önce tek tanrılı mezhepler kök salmışlardı. Tarih boyunca bölge halkının mezhebini; Budist, Zerdüşt, Manihaizm, Mazdek, Musevi ve Hıristiyan dinleri oluşturmaktaydı. Yahudiler, bölgedeki komşularla geniş bir ticari ilişki kurmuşlardı. Orta Asya; fikir alış verişlerinin, kültürler arası ilişkilerin ve insanların buluşma noktası olup pek çok inancın propagandasının yapıldığı ve belirli bir dönemlerde bu inançların yayıldığı bir bölge olmuştur. Ancak İslam dini ortaya çıkınca bu din, bölgenin egemen inancı hâline gelmiştir.[1]

Bu nedenle İslam dininin 7. yüzyılda ortaya çıkması Orta Asya’nın dinî yapısını değiştirmiş ve o tarihten itibaren bu din bölgenin en önemli dini hâline gelmiştir. İslam dini, Orta Asya’nın uygarlık tarihinde önemli rol oynamıştır ve bölgenin kimliğini oluşturan unsurlar arasında yer almıştır. Son yüzyıllarda bölgedeki siyasi ve toplumsal gelişmeler farklı İslami kimliklerin ortaya çıkmasına neden olsa da bu gelişmeler bölge Müslümanlarının inanç sistemini etkileyememiş ve ciddi zararlar verememiştir. 

Onlar çevre koşullarına karşılık olarak mevcut koşullara uyum sağlayabilme kabiliyeti olan bir İslam imajını sergilemişler. Bu nedenle bu bölgenin Müslümanları, farklı İslami kimliklerinden oluşmuştur.  

Milletler Topluluğu olarak da bilinen Orta Asya halkının büyük bir çoğunluğunun Müslüman ve İran ile tarihsel bağları olması nedeniyle bu bölge İran İslam Cumhuriyeti için önemli kültürel ve siyasi bir alan sayılmaktadır. Nitekim bu bölgedeki Müslüman halkın bir kısmı Şii mezhebinden olunca bu konu daha da çok önem arz etmektedir. Bu nedenle Asya’nın bu bölgesini İran medeniyeti ve kültürünün daimi merkezi olarak adlandırabiliriz.  Bölge halkının İran medeniyeti ve kültürü ile olan dinî, mezhebi, mimari, dil, edebiyat ve genel kültür alanındaki eski ve kırılmaz bağları öyle güçlüdür ki Çar döneminde siyasi anlamda İran’dan ayrılmalarına, daha sonraları Sovyetler Dönemi’ndeki yetmiş yıllık din ve İran karşıtlığına ve ağır darbelere rağmen Şii İran kültüründen kopmalarını gerçekleştirememişler.[2] 

Bölgenin tarihinde etkili rol oynayan İslam dini, Orta Asya’da popüler kültürün bir parçası hâline gelmiştir. Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde İslam dinine katılma, farklı tarihsel dönemlerde gerçekleşe de ancak bazı bölgelerde İslam’a katılma süreci hicret sonrası birinci yüzyıllarda gerçekleşmiştir. Bu katlım süreci Kazakistan’ın bir kısmı gibi bazı bölgelerde ise 18 ve 19. Yüzyıllarda yaşanmıştır.[3]

1990 yılında Orta Asya ülkeleri bağımsızlıklarını elde ettikten sonra kendi ülkelerinde din ve dini merkezleri ile ilgili bir takım yeni yasalar çıkardılar. 1998 yılında Özbekistan’da kabul edilen yasa, türünün en kısıtlayıcı yasası olarak görülmektedir. Dini eğilimli siyasi partilerin tüm faaliyetleri bu ülkelerin tamamında yasaklandı. 1993 yılında yasa dışı bir örgüt olarak ilan edilen ve faaliyetleri durdurulan İslami Hareket Partisi, 1999 yılının ortalarında gerçekleşen meclis seçimleri sırasında Tacikistan hariç, diğer ülkelerde yasal statüsünü yeniden kazandı. Bölgenin her beş ülkesinde dini gruplar, ilgili merciler tarafından resmî bir şekilde kayda alınmaları gerekir aksi takdirde yasal takibe tabi tutulacak ve mal varlıklarına el konulacak.[4]

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşıldığı üzere İslam dini, bölgenin tarihinde etkili rol oynadığı gibi Orta Asya halkının kültürünün önemli bir parçasını oluşturduğu ayrıca söz konusu cumhuriyetlerin bağımsızlıklarından önce ve sonra etnik ve millî birliğin sağlanmasında etkili rol oynayarak Orta Asya halkının kimliğinin bir parçasını teşkil ettiği de söylenebilir. Bu arada Orta Asya’da Şii mezhebine inananların sayısı nüfus bakımından azınlıkta olmasına rağmen onları dünyanın diğer bölgelerindeki Şiilerden ayıran bazı dikkate değer özellikler söz konusudur.

….

Orta Asya’da Şiilerin Demografik Durumu[5]

 123

 ….

Orta Asya’da Şiilerin Yetenekleri ve Fırsatları

Farklı tarihî dönemlerde Orta Asya Cumhuriyetleri Şiileri, yıpratıcı akımlar karşısında dini inançlarını büyük ölçüde koruyabilmişlerdir. Bu konu, söz konusu ülkelerde Şia’nın yetenekleri ve fırsatlarıyla ilişkili olabilir:

….

A-Bölgede Şii Dininin Tarihçesi

Orta Asya Şiileri, eskiden beri dini ritüelleri korumak ve dini faaliyetleri gerçekleştirme konusunda çaba göstermişlerdir. Çar ve Sovyetler Dönemi hâkimiyetinde bu çabalar dini mücadele şeklinde ortaya çıkıyordu ki bu da genellikle egemen gayrimüslim rejimlerin otoriter yapısı nedeniyle birkaç yıl sonra din âlimleri ve dindarların hareketi planlanmış geniş çaplı katliamlarla bastırılıyordu.

B-Takviye Edici Dış Faktörler

1990 yılının başlarında Orta Asya Cumhuriyetlerinin bağımsızlığı ve ulusal devletlerin kuruluşu, Sovyetlerin din karşıtı sisteminden kurtulabilmeleri ve kendi mezheplerini canlandırma konusunda Şii mezhebine uygun bir fırsat sunmuştur. Bu olay bölgede bazı dış güçler tarafından takviye edilebilirdi. Bunun için de bu konuda en iyi fırsat Şii ideolojisi ile yönetilen İran İslam Cumhuriyeti gibi güçlü ve etkili bir ülke söz konusu olmuştur. Buna ek olarak İran’a yapılan dini ziyaretler ve İran’ın dini merkezlerinde bu ülkelerin öğrencilerinin ilahiyat alanında eğitim görmeleri Orta Asya Cumhuriyetlerinde Şii mezhebinin konumunu güçlenmesine neden olabilir.

Orta Asya’da Şiilere Yönelik Tehditler, Krizler ve Sorunlar

Orta Asya Devletleri, her zaman kendi ülkelerinde din konusunda Orta Asya Şiileri için bazı davranışlar sergilemiş ve sergilemektedirler. Bu davranışlar Orta Asya Şiileri için tehditler, krizler ve sorunların oluşması konusunda belirleyici role sahip olacak. Yazının devamında tehdit ve krizlerin her biri ele alınarak incelenecektir:

….

A-Tehditler

Genel olarak Orta Asya ülkelerinde Şiilerin karşı karşıya kaldıkları en önemli tehditler şöyle sıralanabilir:

1-Orta Asya ülkelerinde sekülerizm ve laiklik modelinin siyasi sistem olarak seçilmesi,

2-Toplumda komünist rejimin hâkimiyeti döneminden miras kalan dini ve ideolojik boşluk

3-Orta Asya’da radikal grupların varlığı

4-Çoğunluğun mezhebine ve dinine yeteri kadar vurgu yapmamak ve ilgisiz kalmak; Orta Asya devletleri tarafından yürütülen propaganda ve faaliyetlerin hacmi ve türü açısından tüm mezheplerin ve dinlerin eşit olma yönünde uygulanan baskı.[6]

5-Orta Asya ülkelerinde sapkın ve radikal akımların faaliyetleri.[7]

6-Orta Asya ülkelerinde misyonerlik faaliyetleri

7-Dini ve kültürel gelişim, toplumda kültürel ve dini öncülerin programlarına ve çabalarına bağlıdır ancak Azerbaycan Cumhuriyeti’nde Şiilerin kültürel faaliyetleri karşısında bazı hukuki ve ekonomik engellerin mevcut olduğundan söz edilmektedir.

8-Orta Asya ülkelerinin hiçbirinde Şiilerin herhangi aktif siyasi partileri olmamış ve siyasi ve toplumsal alanlarda aktif bir şekilde rol almamışlar.[8]

….

B-Mücadeleler ve Sorunlar

….

1-Problemler ve Kültürel Sorunlar

Orta Asya Şiileri birçok kültürel sorunlarla karşı karşıya kalıyorlar. Çünkü onların kendilerine ait bir okulları yoktur ve kentlerde yaşayanlar ise Rusların etkisi altında kalmışlardır. Bu nedenle İslami ritüelleri pek önemsememişlerdir. Böylece Orta Asya Şiileri aşağıda belirtilen sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır:

1-Kültürel açıdan yerel geleneklerden ve Ruslardan etkilenmek

2-Orta Asya Şiileri arasında entelektüel kişilerin yokluğu

3-Orta Asya Şiilerine özgü kültür derneklerinin ayrıca bağımsız okul ve kütüphanenin yokluğu

4-Şiilerin bağlı oldukları ülkelerin her birinde ve İran’da Orta Asya Şiileri için dini ve kültürel  eğitimin düzenlenmesi konusunda İran İslam Cumhuriyeti ile kültürel etkileşimin serbest olmaması

….

2- Problemler ve Ekonomik Sorunlar

Orta Asya ülkelerinde ekonomik problemler sadece Şiilere özgü bir şey değil belki tüm halkın ortak sorunudur. Çünkü bu bölgenin devletleri özel sektörleri güçlendirmedikleri gibi bir takım sorunlar da çıkarıyorlar. Orta Asya ülkelerinde Şiilerin ekonomik sorunları şöyle sıralanabilir:

1-Buğday ve benzeri ürünlerin ekimi için Şiilere köylerde tarım alanlarının verilmemesi

2-Halkın ekonomik durumunun kötü olması ve hayvancılık alanında yatırım yapmaları konusunda yeteri sermayenin bulunmaması

3-Şiiler arasında birliğin olmaması veya Orta Asya Şiileri arasında doğru düzgün bir yardım sisteminin yokluğu

4-Şiilerin kentlerde ürünlerini satmaları konusunda devletin yer tahsis etmede çıkardığı zorluklar. Bazen ağır vergilerin ödenmesiyle bu iş çözülüyordu.

5-Devlet kurumlarında Şiilerin istihdam edilmemesi, ancak Orta Asya’da yüksek maliyet karşılığında bu mümkün oluyordu.

….

3-Problemler ve Güvenlik Sorunları

Orta Asya bölgesinin jeopolitik önemi bölgesel ve uluslararası güçlerin dikkatini üzerine çekmesine neden olmuştur. Rusya bu bölgeleri kendisinin geleneksel arka bahçesi olarak düşünmektedir, Suudi Arabistan bu bölgelerde radikal düşüncelerin yayılmasının uygun bir ortam olduğu düşüncesindedir. Bu bölgenin İran Cumhuriyeti ile olan kültürel bağılıkları ve ortaklıkları onu bir nevi İran’ın kültürel coğrafyasının alt kategorisi olarak göstermektedir. Bu ülkelerin İran ile olan derin tarihî, mezhebi ve kültürel bağları bu konuyu en iyi şekilde yansıtmaktadır.

1-Irak ve Suriye tekfirci terörist gruplara katılanlar arasında en büyük paya sahip olan Kafkasya ve özellikle Orta Asya bölgesi, iç ve dış faktörler ve radikalizm faktörü nedeniyle önümüzde yıllarda iç çatışmaların merkezi hâline gelecektir.[9]

2-Orta Asya âlimlerinin gençleri bilgilendiremedikleri için gençlerin radikal gruplara katılmalarına neden oluyor.[10]

3-Orta Asya’da radikalizmin yayılma nedeni yoksulluk ve cehalettir, bu da Orta Asya ve bu ülkelerdeki Şiiler için güvenlikle ilgili sorunların oluşmasına neden olmaktadır.[11]

4-Radikal grupların Suriye’den geri dönmeleri Orta Asya’da güvenlikle ilgili ciddi endişelere yol açmıştır. Bu bölgedeki tehlikeler aynıdır ve IŞID kontrolündeki bölgelere göç etmiş kişilerin geri dönmelerini tehlikeli olarak nitelendirmek doğru olmaycak çünkü bu insanların vatanlarını neden terk ettikleriyle ilgili hedeflerini anlamak yetersiz olacaktır.[12]

5-ABD başta olmak üzere uluslararası güçlerin bölgesel güç dengeyi bozmaları sonucunda yeniliğe karşı Vahabbi ve Selefi düşünceleri kılıfında toplumsal bir kalkınmanın zemini hazırlanacak.[13]

….

Sonuç

Orta Asya ülkelerinin dış ilişkileri üzerindeki İslam faktörünün etkisi hakkında kesin ve net bir çıkarım mevcuttur. İslam önemli faktörlerden biri olmamıştır ancak kendisi için belirli bir nüfuz alanı oluşturmuştur. İslam faktörünün öncelikle Orta Asya ülkelerinin iç politikasında ikincisi ise komşuları üzerinde aralıksız rolü olmuştur. Şimdiki elit kesim iddia edebilirler ki onlar din karşıtı tutumlarını devletin yapısı ve dış politikasını dikkate alarak kararlaştırıyorlar; şayet onların halefleri İslam standartlarına geri dönmek isterlerse bu konu Orta Asya’nın beş ülkesinin dış politikasını etkilemiş olacaktır. Orta Asya’nın bazı ülkelerinde iktidar koalisyonunda ılımlı İslamcıların katılımı, Batılı ülkeleri kaygılandıran bir senaryodur, ancak bu Orta Asya ve Batı dünyası arasındaki ilişkilerde aşılmayacak bir engel değildir çünkü İslam dini değerler ve iyilikler dinidir ve ne varsa ortaya koyar.

Orta Asya Şiilerinin nüfus ve coğrafi dağılımları ayrıca kendi toplumlarındaki durumları dikkate alındığında bazı önemli özellikler dikkate değerdir:

1-Şiiler, Orta Asya nüfusunun küçük bir yüzdesini oluşturmaktadırlar.

2-Bölgedeki Şiiler farklı coğrafyalara dağılmış durumdalar ve bir yerde toplanmış değiller.

3-Şiiler diğer dinler ve özellikle bölgedeki diğer İslami akımlara oranla daha azınlıktalar.

4-Orta Asya Şiilerinin çoğunluğu ya İsnâ aşeri (on iki imamlar) ya da İsmailiye tarikatına mensuplar. Bu arada İsmailiye mezhebi, siyasi amaçları güden siyasi bir mezhep değildir. Oysaki bu bölgedeki Şiilerin yüzde 70’i İsmalilerden oluşmaktadır. Özellikle Tacikistan ve Özbekistan’da.

5-Şiiler genel olarak yoksulluk ve ekonomik sıkıntılarla karşı karşıya kalmışlar.

6-Temel mezhebi olanaklardan mahrum kalan Şiiler, eğitim ve kültürel yoksulluktan muzdaripler.

….

Öneriler:

– Ramazan ve Muharrem aylarında İran dini lider bürosu, kültür merkezi ve Dünya Ehl-i Beyt Kongresi tarafından Orta Asya ülkelerinin resmî dillerini bilen yerli (İran’da eğitim almakta olan Orta Asya ülkelerine mensup öğrenciler) ve İranlı misyonerlerin gönderilmesi.

– Farsçaya ilgi duyan Orta Asya ülkelerinin bazı üniversite, okul ve kurumlarında atalarının yazılarını yeniden canlandırmak.

– Orta Asya ülkelerinin öğrencileri ve âlimlerinin davet edilmesiyle İran’da Şii düşüncesi, Ehl-i Beyt öğretileri ve İslam Devrimi konulu çeşitli seminerler ve konferansların, Uluslararası Cemietül Mustafa Üniversitesi ve Dünya Ehl-i Beyt Kongresi tarafından düzenlenmesi.

– Orta Asya ülkelerinin dini, kültürel ve bilimsel konularda çalışan bilim insanları ile temas kurmak.

– Uluslararası Camietül Mustafa Üniversitesi tarafından uygun ortam bulunan kentlerde dini okulların kurulması

– Orta Asya ülkelerinde yayıncılık, matbaa ve kitle iletişim araçlarının güçlendirilmesi.

– Resmî ve gayriresmî bir şekilde İran’ın Meşhed ve Kum kentlerinde âlimler ve din adamları için kısa süreli eğitim programlarının düzenlenmesi.

– Eğitim işleri için camilerin fiziki yapılarının genişletilmesi. Bu ancak mali duruma ve camı yanındaki evlerin alınmasına bağlıdır.

– Orta Asya bölgesinde din, ilim, kültür ve eğitim alanlarında etkili olan Şii akımları, grupları ve şahsiyetleri belirlemek.

– İran ile iletişim kurmak amacıyla Orta Asya ülkelerinden etkili şahsiyetlerin davet edilmesi.

…..

Dipnotlar:

….

[1] Rahmetullah Fallah, Orta Asya’da İslami Akımlar (Gelişmeler ve Vizyonlar), Tahran, Endişesazan-i Nur Araştırma Enstitüsü, 1390, s. 13. Mehdi Senayi’nin aktarımından, Orta Asya’da İran’ın Konumu, Tahran, Uluslararası El Mehdi Yayınları, 1376, s. 49.

[2] Morteza Mahmudi ve Curi Letifov, Orta Asya Milletleri ve İran Arasındaki İlişkilerde İslam Dininin Rolü, Uluslararası İlişkiler Araştırmaları, 8. Dönem, S. 29, Bahar, 1394, s.31-52.

[3] Alireza Şeyh Attar, Kafkasya ve Orta Asya’da Siyasi Davranışların Kökleri, Tahran, Dışişleri Bakanlığı Yayınları Enstitüsü, 1371, s. 32-41.

[4] Orta Asya’da İslam’ın Siması, Pegahehozeh Haftalığı, S. 204, 7 Nisan 2007. Ayrıca bk., Muhammed Hüseyin Zamani, Yıkım Sonrası Harikalar, Kum, Bustan Kitabı, İslami Propaganda Bürosu Yayınları, 1384. Ayrıca bk., Ahmed Reşid, Orta Asya’da İslam ve Cihad Militanları, mütercim Cemal Aram, Tahran, İrfan, 1387.

[5] Bk., Kafkasya ve Orta Asya ülkeleri hakkındaki mevcut raporlar, Uzman ziyaretleri, Uluslararası el Mustafa Enstitüsü, Bölgesel Araştırmalar Enstitüsü, Dökümantasyon Merkezi, Orta Asya’da Dini Akımlar, Morteza Eşrafi, Bölgesel Araştırmalar Enstitüsü, Dökümantasyon Merkezi, Erişim tarihi, Temmuz 1395

[6] Mustafa Kurbani, Kafkasya ve Orta Asya’da Radikalizm ve Onun Bölgedeki Yansımaları, www.qafqaz.ir, 30 Ağustos 2014.

[7] Motehhre Hüseyni, Orta Asya’da Selefi Akımların Artan Etkisinin Sonuçları, www.shia-news.com, 14 Kasım 2014. Ayrıca bk., Fatma Atri, Selefiler, Kırgızistan’ın Güvenliği İçin Bir Tehdit, www.iras.ir, 2 Aralık 2009.

[8] Orta Asya’da İslam’ın Siması, Pegahehozeh Haftalığı, S. 204, 7 Nisan 2007. Ayrıca bk., Muhammed Hüseyin Zamani, Yıkım Sonrası Harikalar, Kum, Bustan Kitabı, İslami Propaganda Bürosu yayınları, 1384. Ayrıca bk., Ahmed Reşid, Orta Asya’da İslam ve Cihad Militanları, mütercim Cemal Aram, Tahran, İrfan, 1387.

[9] Şirin Akıner, Sovyetler Dönemi Sonrası Orta Asya’da İslam’ın Siyasallaşması, Tahran, Kafkasya ve Orta Asya Araştırmaları Dergisi, S. 45, 1383, s. 120-125.

[10] Cafer Hakpanah, Kafkasya ve Orta Asya’da İran’ın Yumuşak Gücü, Tahran, Uluslararası Abrari Muasır Tahran Kültürel Araştırmaları Enstitüsü, 1393, s. 131-133.

[11] Bk., Allison ve ark., Orta Asya’da Güvenlik, tercüme: Muhammedreza Debiri, Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasi ve Uluslararası Çalışmaları Büros, Tahran, 1382

[12] Morteza Eşrafi, Orta Asya’da Şiilerin Durumlarını Ele Alan Bilimsel Toplantı, Ehl-i Beyt Kongesine Stratejik Araştırmalar Grubu, 1344.

[13] Muhammed Abedi, Arabistan ve İran’ın Siyası İslam Yaklaşımı İle Orta Asya’da İslam Fundamentalizmi, Kum, İslam Tarihi Grubu, İmam Humeyni Yükseköğretim Merkezi, Uluslararası El Mustafa Üniversitesi, www.sokhanetarikh.com, 19 Haziran 2016.

….

 

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

OBAMA YÖNETİMİNDEN GÜNÜMÜZE ABD’NİN İRAN SİYASETİNDE ETNİK GRUPLARIN YERİ-İBRAHİM RAMAZANİ

ABD’nin İran siyaseti ve özellikle İran’daki etnik gruplar üzerindeki siyasetini incelediğimizde genel olarak ABD’nin Ortadoğu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir