Türkiye’deki Olaylar İran’da Tartışma Yarattı!

tebaren | 10:13 - 20.07.2016

Tebaren-İR15 Temmuz darbe girişiminin ardından Türkiye’de yaşananlar, İran siyasetini etkileyerek çeşitli tartışmalara yol açtı. Tartışma Reformistler ve Muhafazakârlar arasında ayrışmaya neden oldu. Reformistler, Türkiye’deki olayların İran’a örnek olabileceğini söylerken; Muhafazakârlar, Türkiye karşıtı söylemlerini sürdürdüler.

Reformistlere yakın olan Arman-e Emruz gazetesi 19 Temmuz 2016 tarihli sayısında İran Yüksek Milli Savunma Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Fütüroloji Bölümü Başkanı Dr. Mehdi Motahharniya ile Türkiye’deki son olaylarla ilgili röportaj yaptı (Fütüroloji: gelecekte gerçekleşebilecek veya geleceğe dair bilimsel, teknolojik ve sosyolojik gelişmeleri, olağan durumun şartlarını ve eğilimlerini temel alarak inceleyen ve tahminler yürüten bilim dalıdır. TDK tanımına göre; küresel bir perspektif içinde geleceği öngörmeye çalışan bilimdir).

Hawaii Üniversitesi mezunu olan Dr. Mehdi Motahharniya öğretim üyeliğiyle beraber İRİBTV1 kanalı siyasî masa sorumlusu ve İran Besiç Örgütü Dergisi yayın kurulu üyesidir. Türkiye’deki son darbe girişimiyle ilgili Arman-e Emruz gazetesine konuşan Mutahharniya şu yorumda bulundu:

“Son birkaç gün içinde bu darbenin sebepleri hakkında birçok yorum ve varsayım ileri sürüldü. Bunların içinde en çok konuşulan varsayım, darbenin Erdoğan’ın kendi senaryosu olduğu yönündedir. Bence bu yorum, Ortadoğu’ya ve bölgeye hâkim olan siyasî koşulları ve AKP içindeki son değişiklikleri dikkate alırsak mantıklı görünmüyor. Çünkü darbe planını yapıp hayata geçirmenin tek sonucu hâkim unsurlar arasında ayrışmaya neden olmasıdır ve bu durum tamamen Erdoğan’ın zararına olacak bir hamledir.”

230311_656Medi Motahharniya, gazetecinin “Darbecilerin bu başarısız darbeden amaçları neydi? ve nasıl engellendi?” sorusuna şöyle cevap verdi:

“Bu darbe doğrudan Erdoğan’a karşı yapıldı. Çünkü seçimlerden sonra Erdoğan, Batı eksenli çalışmalarını devam ettirerek, kendi çevresine daha fazla güç istemişti. Erdoğan daima tekelci iktidar peşinde oldu. Erdoğan’ın tek güç kaynağı olma çabası doğal olarak muhalefete neden olacaktı. İlk bakışta Erdoğan’ın halkı sokağa çağırarak darbeyi engellemesi, toplum içinde Erdoğan’ın desteklendiği görüntüsünü verir, fakat unutmamalıyız ki Türkiye halkı, son on yıllarda çeşitli darbelere tanıklık etmiş ve halkın birçoğunun AKP’yi desteklemesiyle darbe sonrasında oluşabilecek kargaşa ortamı engellenmiştir. Ayrıca AKP’nin halk desteğini kazanmasında Türkiye ekonomisindeki kalkınma planları, refahın yükselmesi ve ekonomik artış gibi başarıları göz ardı edilmemelidir. Bu nedenlerden dolayı Türkiye’nin sivil toplumu, askerî zihniyete karşı çıktı.”

Motahharniya, Erdoğan hükümetinin dış politikasını nasıl değerlendirirsiniz? sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Türkiye’nin dış politikası gerçekçi, pragmatist ilkelere dayanır. Güç kavramına tamamen gerçekçi bir açıdan bakıp, Ankara’nın bölge ve uluslararası camiada yükselmesini hedefler… Erdoğan ne zaman ABD ve Avrupa gibi ülkelerin baskısına maruz kalsa Ortadoğu’daki krizleri kullanarak ABD ve AB rakiplerine, yani Rusya ve İran gibi ülkelere yakınlaşmaya çalışır.”

Motahharniya, “Türkiye’deki darbe girişimine karşı İran’ın tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“İran, bölgedeki her tür kargaşa ve güvensiz ortamın kendi güvenliğine ters düşeceğini bildiği için darbeyi kınadı.”

J21Reformist gazetelerin Türkiye’yi İran’a siyasî bir model olarak sunmalarına, İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakın olan gazeteler tepki gösterdiler. İran Devrim Muhafızları Ordusu’na yakınlığıyla bilinen Vatan-e Emruz gazetesi 19 Temmuz 2016 tarihli sayısında Dr. Zehra Tabbahi kaleminden “Anadolu’daki son olaylar gelişme modeli olarak Türkiye’yi sunan iç mankurtlara ibret dersi olacak mı?” başlığıyla Reformistlerin model olarak Türkiye’yi göstermelerine sert bir şekilde karşı çıkarak şöyle yazdı:

“Türkiye’de son yaşananlar Türklerden ziyade; Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan’ı gelişme modeli olarak sunan İranlı Batıcılara pahalıya mal oldu. Onlar Erdoğan’ın dış siyasetini sürekli övmekteydiler… Amerikalıların bölge siyasetinde yaptıkları, Türkî-Arabî siyasî modelini yürekten seven, Türkiye’nin ne hale geldiğine bakmadan “Batı karşısında rüşvet de veririm, varlığımı da devam ettiririm ilkesine inanan” İranlıları korkuya düşürdü.

Vatan-e Emruz gazetesinin yorumunu okuduğumuzda bu gazetenin siyasî analizden daha ziyade Batı Dünyasını, Erdoğan’ı ve İranlı Reformistleri hedef aldığını görüyoruz. Vatan-e Emruz’un bu analizleri yaparken hiçbir delil ve belge sunmadan sadece iftira attığını görmekteyiz.

Genel bir değerlendirmede şunu diyebiliriz ki, İran Devrim Muhafızları Ordusu Arap Baharı başladığı zaman, İran halkının bu darbeden etkilenip sokağa çıkmalarından korkmuştur. Türkiye’deki son darbe girişimi sonucunda halkın sokağa çıkarak demokrasiye sahip çıkması, aynı havayı İran’da da estirdi. İranlı Reformistler Türkiye’de darbe girişiminde halkın gücünü gösteren manşetleri ön plana çıkardılar.  Devrim Muhafızları ve devrim lideri Ayetullah Hameneyi’ye yakın olan çevreler ise Türkiye’den kötümser bir görüntü sergilemeye çalıştılar.

…..

Yazar: Ümit BAYKARA

…..

Anahtar kelimeler: