Son 20 Yılda İran’da İktidar Kavgasının Genel Çerçevesi

tebaren | 12:41 - 12.07.2016

Son 20 YılGiriş

İran`da 1979 yılında gerçekleşen devrim, Batı ülkeleri açısından birçok dengeyi değiştirdi. ABD hükümeti CİA`yi bu devrimi öngöremediği  için suçladı[1] ve İngilitere`nin o dönemdeki  İran elçisi daha sonraları yayınladığı hatıratında böyle bir devrimin gerçekleşebilme ihtimalinin aklının ucundan dahi geçmediğini itiraf etti[2]. Bu devrim neticesinde, temeli ilk defa  yaklaşık bir asır önce atılan Vilayeti Fakih[3] teorisi, siyasi iktidar elde edebildi[4]. İran devriminin zaferinde, “Pehlevi” şahına karşı hareket eden birçok siyasi eğilimin katkısı vardı. Fakat halk içersinde daha meşru sınıf olarak bilinen Şii mollaları, diğer grupları tasfiye ederek bu devrime sahip çıktılar. 10 yıla yakın süren bu tasfiye operasyonları neticesinde, devrimin ilk günlerinde “Ayetullah Humeyni”nin taraftarları tarafından kurulan “İslam Cumhuriyeti” partisi İran`ın tek hakim partisi haline geldi. Ayetüllah Humeyni’nin vefatından sonra parti içinde rekabetler açığa çıkmaya başladı ve bugün İran siyasetinin  ana simasını oluşturan “Reformistler” ve “Muhafazakarlar” bu partinin içinden çıkan akımlar oldu. Sürekli genel ve yerel seçimlerde rekabette bulunan bu iki akım, zaman zaman iktidarı ele geçirip güç konumuna gelmişlerdir. Fakat sandık rekabetiyle sınırlı olan bu siyasi mücadele 2009 yılında Ahmedinijad`ın ikinci defa cumhurbaşkanı  olarak seçilmesi ve Reformistlerin  bu seçime sokak hareketiyle tepki vermeleri İran`ın yeni bir döneme girdiğini gösterdi[5]. Birçok siyasi analize göre bu rekabet İran`ın ünlü siyaset adamı “Refsencani” ve dini lider “Hameneyi”nin uyuşmazlığı neticesi olarak ortaya çıkmıştır.[6] Bu uyuşmazlığın  mevcudiyeti geçmişte yalnız entelektüel çevrelerle sınırlı kalmıştı ancak 2009 cumhurbaşkanlık seçimlerinden sonra tüm çıplaklığıyla gözler önüne serildi. Hameneyi, Ahmedinijad`ı destekledi ve Refsencanı reformistler cephesinde yer aldı. Bazı analizlere göre İran`ın son cumhurbaşkanlık seçimlerinde Ruhani’nin iktidara gelmesi Refsencani`nin galibiyeti olarak değerlendirilebilir.[7]

Bu yazıda ilk önce Ruhani ve Ahmedinijad arasındaki teorik farklılık ve siyasi Şiiliğe bakış açılarındaki zıtlıkları  inceleyip, yazının kalan kısmında ise bu zıtlıkların sonucunda ortaya çıkan siyasi kavgaları ele alacağız.

….

Bir İlke, İki Yorum!

“Vilayeti Fakih” teorisi Şii alimlerinin siyasi iktidarda olması  gerektiğini savunan ve bu ilke üzerine kurulan bir inanç sistemidir[8]. Fakat bu söylem birçok alim tarafından çeşitli açılardan okunmuş ve yorumlanmıştır. Bu yazının konusuyla ilgili iki düşünceden söz edebiliriz. Birincisi Reformistler  yani  siyasi tutumlarda halkın oyunu üstün görenler  diğeri ise fakih’in mutlak vilayetini savunan ve dini liderin tutumlarını halkın oyundan üstün gören  düşüncesinde olanlardır. Genel bir bakışla Ruhani çevresine toplanan insanlar birinci grupta Ahmedinijad’i savunanlar ise ikinci grupta yer almaktadırlar. Bu kavramsal ayrışma yeni bir  zıtlık değildir. Şiiliğin önemli merkezi olarak  görülen ve her yıl binlerce Şii alimini yetiştiren “Kum İlmi Havzası[9]”`nın on yıllardır uğraştığı bir zıtlıktır.

Ruhani ve onu destekleyen insanlar Vilayeti Fakih teorisini kabul etmektedirler. Kabullenmektende  öteye kendilerini bu teorinin asıl evlatları sanmaktadırlar.[10] Bu insanlara göre ülkenin isminde geçtiği gibi İslam Cumhuriyeti Vilayeti Fakihin nesnelleştiği bir sistemdir ve Siyasi İslam’la Cumhuriyet kavramı arasında karşıtlık yoktur. Bu fikir akımının dayandığı  İslami ilke Şura suresinin 38. ayetidir.[11] İran`da bu düşünceyi savunan insanları genel bir kategoride Reformistler olarak isimlendirmek mümkündür. Geçmiş yıllarda kendilerini Refsencani`ye karşıt hisseden bu akım şimdi Refsencani çevresindeler  ve Ruhani`yi desteklemektedirler. Bu düşünceye mütekabil muhafazakarlarlar vardır. Dini liderin sınırsız yetkisini savunan muhafazakar sınıfa göre halkın kendi kendini yönetme yetkisi yoktur ve toplumun dini lideri Allah`ın yerdeki gölgesi sayılır ve  toplumu idare etme yetkisine sahiptir.[12] Bu düşünceye göre halk toplumsal ve siyasi tutumlarda oy verip katkıda bulunabilir fakat son sözü dini lider söylemelidir. Eğer liderin  söylediği sözle halkın isteyi arasında zıtlık oluşursa dini liderin sözü uygulanmalıdır. Yani gerekirse siyasi İslamı savunmak için seçimler bile yasaklanabilir. Siyasi İslam`ın  asıl amacı  İslam hükümetini kurup Mehdi huzuruna zemin hazırlamaktır.[13] Ahmedinijad ve taraftarları bu düşünceyi savunmaktadırlar.  İran`ın şimdiki dini lideri olan Ayetullah Hameneyi  bu akımın siyasi lideri olarak görülmektedir. Hameneyi’ye göre ülkenin dini lideri, Peygamber gibi toplumu yönetme yetkisine sahiptir.[14] İkinci sınıf, kendilerini haklı göstermek için Kuran ayetlerine başvurur ve  Yusuf suresinin 40. ayetini delil olarak sunarlar. Bu iki akımın manifesto kabul ettiği kitap Ayetullah Humeyni’nin Vilayeti Fakih kitabıdır.

“İlim ve Sanayi Üniversitesi” Halkası ve Ahmedinijad Dönemi

Yukarıda belirttiğimize esasen Ahmedinijad taraftarları Hameneyi’nin Fakih Vilayeti düşüncesi  taraftarlarından oluşmaktadır. Fakat bu bakış açısı kendi içinde bölünmektedir. Bu bölünmenin en belirgin grupları, Laricani kardeşleri, Misbahyezdi taraftarları ve Ahmdinijad taraftarlarıdır. Bu üç grup Hamenieyi`nin mutlak  dini lider olmasını  ve toplumu yönetmekte peygamber kadar  yetkili  olmasını kabul etmektedirler. Anlaşılamayan nokta  ise  bu ilkenin nasıl uygulanacğı konusudur. Hameneyi`e bağlı bu grupları genel açıdan şu şekilde kategori edebiliriz:

– Laricani Kardeşleri: “Laricani ailesi” ismiyle tanınan bu kardeşlerin konumu hakkında şunu söylemek yeterlidir ki, “Mehmet Sadik Laricani” İran`ın yargı sistemi başkanıdır  ve diğer kardeş, “Ali Laricani” İran Büyük Millet Meclis`inin başkanlığını yapmaktadır. Türkiye`de “Babek Zencani” ismiyle tanınan İran`lı iş adamıyla bu kardeşlerin irtibatı ilk defa “Ahmedinijad” tarafından gizli kamerayla çekilmiş bir kaset olarak önce meclisteki millet vekillerine daha sonra kamuoyuna sunulmuştur.[15]

– Ayetullah Mehmet Tagi Misbah-i Yezdi: Ayetullah Misbah`ın adı İran siyasetinin en gizemli isimlerinden biri olarak anılmaktadır. Bu isim ilk defa Hatemi döneminde  geniş çapta duyulmuştur. Ayetullah Misbah’ın ismi Hatemi’nin ilk dönem cumhurbaşkanlık zamanında hükümet muhaliflerine karşı uygulanan dizi fai`ili meçhul cinayetlerin sorumlusu gibi kayıtlara geçmiştir. Bu cinayetlerle ilgili İran istihbaratının o dönemdeki bakanı Dürri Necef Abadi suçlamalara maruz kalarak istifa etmiştir. Hatemi`nin baskısıyla İran istihbaratının üst düzeyinde bulunan birkaç şahıs tutuklanmıştır. Yayınlanan bazı sorgulama metinlerinde Ayetullah Misbah Yezdi`nin adı bu cinayetlerin sorumlusu olarak  geçmektedir. Bu cinayetleri işleyen çetenin başındakı şahıs, Seit İmami isminde bir istihbaratçıydı. Genel kamuoyu ve reformist siyasetçiler Seit İmami`nin yargılanmasını  istediler. Kamuoyu baskısıyla Seit İmami tutuklandı fakat yargılanmadan önce hapishanede tutukluyken intihar ettiği haberi duyuruldu. Bu nedenle yargıya çıkarılma imkanı olmadı ve gizli şekilde defnedildi.[16] Ayetullah Misbah, konuşmalarında defalarca Hameneyi’ni masum bir imam ve Allah`ın yeryüzündeki gölgesi olduğunu savunmuştur.  Misbah`ın ünü, öğrencilerinin  ve müritlerinin emniyet konumlarında etkili şahıslar olduğu nedeniyleydi.[17]

– “İlim ve Sanayi Üniversitesi’’ Halkası ve Ahmedinijad: Ahmedinijad`ın siyasi yaşamı Tahran`da bulunan İlim ve Sanayi Üniversitesi’nden başlıyor. Ahmedinijad 1976 yılında inşaat mühendisliği bölümünde bu üniversiteye giriş yaptı. Lisans, yükseklisans ve doktorasını bitirdikten sonra üniversitede hoca olarak işe başladı. Ahmedinijad 1979 İran devrimi zamanında bu üniversitenin İslamcı Öğrenciler Topluluğu’nun aktif  üyelerindendi. İlim ve Sanayi Üniversitesi, İran`ın diğer büyük üniversiteleriyle kıyasladığımızda kendi çapında devrim sonrası ilginç bir siyasi geçmişe sahiptir.

İran İslam devriminden sonra İran üniversiteleri karşıt görüşlü öğrencilerin savaş alanına çevrilmişti. Bu siyasi kavgaların başında sol eğilimli öğrenciler ile İslmacı öğrenciler arasında çıkan kavgalar bulunuyordu. Bu dönemde Ahmedinijad İlim ve Sanayi  Üniversitesi’nde İslamcı-devrimci gurup içinde faaliyet göstermekteydi.[18] Halk içinde İslamcı grupların güçlü konumu aksine birçok üniversite sol eğilimli gruplar tarafından benimsenilmekteydi. Böyle bir ortamda İran Kültürel Devrimi adıyla kayıtlara geçen olayın ilk büyük olayı İlim ve Sanayi Üniversitesi’nde gerçekleşti. 1980 yılında organize olunmuş İslamcı öğrenciler ilk önce İlim ve Sanayi Üniversitesi’ni  işgal ettiler. İslamcı öğrenciler üniversitelerin geçici olarak kapatılması ve sol eğilimli şahıslardan temizlenmesini istiyorlardı. İlim ve Sanayi  Üniversitesi’nden sonra Tahran`ın diğer üniversiteleri İslamcı öğrenciler tarafından işgal edildi ve bu olaylar ardından Ayetullah Humeyni  İslamcı öğrencilere destek  çıkarak üniversitelerin kapatılmasını  ve devrim muhaliflerini kapatmak  amacıyla Kültürel Devrim Konseyi yaratılmasını  emretti.  Bu dönemde Ahmedinijad üniversitenin işgalinde etkili rol üstlenmişti.[19] Bazı iddalara göre bu üniversitenin  o dönemdeki İslamcı öğrencileri Hasan Ayet’in düşünceleri etkisinde bu hareketi gerçekleştirmişlerdir.[20]

Hasan Ayet’in yaşamı ve terörü hala gizemli şekilde saklanılmaktadır. Hasan Ayet, İran devriminden sonra Humeyni taraftarları tarafından kurulan ve merkezi şurasında Hameneyi ve Refsencani gibi isimlerin bulunduğu “İslam Cumhuriyyeti” partisinin siyasi masa başkanıydı. Hasan Ayet’in İran`ın yeni anayasa yazılışında etkin rolü  olmakla birlikte  Vilayeti Fakih’in yasalaşmasında da önemli katkısı vardı. Öyle ki birçok yakınçağ tarihçiye göre Vilayeti Fakih  ilkesi Ayet’in baskısyla anayasaya girip yasalaştı. 1982 yılında yani devrimden  tam 3 yıl sonra Ayet bir suikasta kurban gitti ve bugüne kadar katilleri bulunmadı ve hiçbir parti ya da  grup bu suikastı üstlenmedi.[21]

Ahmedinijad ismi ilk defa ciddi şekilde Tahran Belediye Başkan’ı olarak seçilmesiyle duyuldu. İki yıl bu mevkide bulunan Ahmedinijad, beklenilmediği  halde 2005 yılında İran`ın cumhurbaşkanlık koltuğuna oturdu. 4 yıl muhafazakarların desteğini arkasında gören Ahmedinijad tekrar 2009 yılında cumhurbaşkanı adayı oldu ve Hameneyi’nin açık desteğiyle yeniden cumhurbaşkanlık koltuğuna oturdu. 8 yıl boyunca İran Cumhurbaşkanı olan Ahmedinijad’ın ismi uluslararası arenada  sürekli garip sözler ve siyasi edebiyata uygun olmayan davranışlarla anıldı. İran`ın iç siyasetinde de  durum farklı gitmedi. İlk dönem cumhurbaşkanlığında Ahmedinijad`ı destekleyen insanların birçoğu  yanlış yaptık diye ona yüz çevirdiler. Sonuna kadar Ahmedinijad`ı destekleyen bir gurup kaldı. Bakanlık kadar yüksek mevkilere yükseltilen  İlim ve Sanayi  Üniversitesi hocaları ve Ahmedinijad`la bu üniversitede lisans dönemi beraber olmuş İlim ve Sanayi  Üniversitesi mezunları. Ahmedinijad cumhurbaşkanlık döneminde birçok öğrenci döneminden  dava arkadaşını bakan yaptı. İlim ve Sanayi  Üniversitesi hocaları ülkenin en hassas konumlarına yükseldiler. Bu iddiayı altdaki istatistik veriler  ile ispatlayabiliriz:

…….

Ad- Soyad Hükümetteki Konum İlim ve Sanayi Üniversitesi’ndeki Konum
Kamran Danişcu Bilim ve Araştırma Bakanı Havacılık ve Uzay Profesörü (Hoca)
Hemit Behbehani Ulaşım ve Yollar Bakanı Ulaştırma Mühendisliği Profesörü (Hoca)
Mehmet Süleymani İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı

(9. kabined)

Elektronik Profesörü (Hoca)
Aliriza Ali Ahmedi Milli Eğitim Bakanı Endüstri Mühendisliği Profesörü (Hoca)
Mesut Mirkazimi Petrol ve Doğal Gaz Bakanı Endüstri Mühendisliği Profesörü
Mehmet Hüseyin Seffar Herendi Kültür Bakanı İnşaat Mühendisliği bölümü Mezunu
Abdülriza Şeyhülislami Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı İnşaat Mühendisliği Profesörü (Hoca)
Riza Tagipur İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı

(10. kabinede)

Endüstri Mühendisliği Mezunu
Mucteba Semere Haşimi Cumhurbaşka’nın Kıdemli Danışmanı İnşaat Mühendisliği bölümü Mezunu
Mehmut Mollabaşı Bilim ve Araştırma Bakanı’nın Öğrenci İşleri Dairesi Başkanı Fizik Fakültesi Hocası
Mehmet Aliabadi Petrol Bakanlığı Denetleyicisi İnşaat Mühendisliği Bölümü Mezunu
Mehdi Ğezenferi Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı

(10. kabine)

Endüstri Mühendisliği Profesörü (Hoca)
Ali Akber Mihrabiyan Sanayi, Maden ve Ticaret Bakanı

(9. kabine)

İnşaat Mühendisliği Bölümü Mezunu
Ali Nikzad Konut ve Kentsel Gelişim Bakanı İnşaat Mühendisliği Bölümü Mezunu
Hasan Ziyari Uzaktan Eğitim Üniversitelerinin Yöneticisi İnşaat Mühendisliği Bölümü Mezunu
Hüseyin Bolandi Uygulamalı Bilimler Üniversitelerinin Yöneticisi İnşaat Mühendisliği Bölümü Mezunu

…..

Ruhani, Ortak Kaçış Yolu!

Ahmedinijad`ın 8 yıllık  cumhurbaşkanlık döneminde  İran adeta iflasa kadar götürüldü. Faiz oranı resmi verilere göre  % 30’a  kadar yükseldi[22], işsizlik oranı artmakla beraber halkın gelirinde önemli  değişiklikler olmadı[23], paranın değeri  %300’e yakın düştü[24], kısıtlanan toplumsal  özgürlükler  ülke içinde devlete karşı itirazları büyük  çapta şiddetlendirdi ve İran, iç ve dış alanlarda sürekli krizler yaşayan  bir ülke haline geldi. Böyle bir durumda konuşmalarında defalarca kez kendisini idealist-devrimci birisi olarak tanıtan  İran`ın dini lideri olan ve gerçek anlamda İran`ın bütün güç kaynaklarını elinde tutan Ayetullah Hameneyi[25] ülkeyi gergin bir ortam içinde buldu ve ülke yönetmenin realistliği ağır basmaya başladı. “Hameneyi”nin sorunları bunlarla sınırlı kalmayıp yakın geçmişte sonuna kadar desteklediği Ahmedinijad, yaramaz bir çocuğa çevrildi. Geçmiş yıllarda kendini tamamen Hameneyi`nin  askeri olduğunu söyleyen Ahmedinijad[26] zaman zaman dolaylı yollarla Hameneyi`ye karşı söylentilerde bulunması Hameneyi`ye bağlı diğer siyasi grupları kızdırmaya başlamıştı.[27] Bunun açık örneği Laricani kardeşlerinin  Babek Zencani  ile  olan irtibatlarının gizli çekimini topluma sunması  ve cumhurbaşkan yardımcısı İsfendiya Rehim Meşayi[28]`nin davranışlarına karşı muhafazakarların hamleleri karşısında direnmesiydi. Ahmedinijad`ın bu tavırları diğer muhafazakar grupların hoşuna gitmedi ve kaçış yolu aramaya başladılar. Ancak ordu, İran devrim muhafızları  ve petrol parasını kendi kontrolünde tutan Hameneyi geçmişteki gibi reformistlerden medet ummak istemiyordu. 2009 cumhurbaşkanlık seçimlerinde açıkça Ahmedinijad`ı savunan  Hameneyi reformistlerinin  itirazları karşısında sonuna kadar direnmiş ve halkın itirazlarına sert bir şekilde, şiddet uygulayarak cevap vermişti. Bu yüzden 10. cumhurbaşkanlık seçimlerinde reformistlerin itirazları karşısında  geri adım atmayan Hameneyi  şimdi reformistlere müracaat  etmekle genel kamuoyunda yenilgi  olarak değerlendirmelere yol açacaktı.  Bu durumda Ruhani en uygun aday olarak ortaya çıktı. Refsencani vasıtasıyla reformistlere yakınlık hisseden Ruhani, birçok muhafazakar siyasetçinin ve  özellikle Hameneyi`nin desteğini kazanma yeteneğine sahip birisiydi. İngiltere`de hukuk doktorası bitirmiş Ruhani, hukukçu olmakla beraber siyasi hayatını ülkenin en kritik meselesi olan  nükleer meselesinde geçirmişti. Bu nedenle dünya siyasetinin gerçek yüzüne vakıf birisiydi. Bir taraftan Vilayeti Fakih`e bakışı reformistlerle orantılıyken diğer taraftan siyasi davranışları muhafazakarları karşısına almıyordu. Bir cümlede özetlemek istersek şunu söyleyebiliriz ki, Ruhani  yazılmamış ve isimlendirilmemiş bir koalisyon devleti kurmaya en uygun seçenek olarak ortaya çıktı. Fakat Ruhani`nin iki grup düşmanı vardı, Biri ülke istikrarını yalnız Hameneyi`nin devrilmesinde gören aşırı reformistler, diğeri ise Ahmedinijad gibi kendi ideallerini açık bir şekilde ve korkmadan dile getiren, aşırı muhafazakarlar. Böyle bir ortamda Ruhani  aday oldu ve İran`ın 11. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Ruhani, cumhurbaşkan olarak seçildikten sonra, iç siyasette karşıt akımlar arası dengeleri sağlamaya ve dış siyasette sakin bir diyalog yaratmaya gayret etti. Dış siyasette bunun isbatı Batı ülkeleri ile İran arasında diyalogların anlaşmayla sonuçlanması, iç siyasette ise kabinede mevcut olan muhafazakar ve reformist bakanların sayısıdır.

…..

Sonuç

Üç senedir İran cumhurbaşkanlığını yürüten Hasan Ruhani, iktidarı eski cumhurbaşkanı Ahmedinijad`dan devraldıktan  sonra artık İran hakkındaki haberler ambargoların şiddetlenmesi yerine İran`la Batı ülkeleri arasındaki  artan diyalog haberlerine çevrildi. Eski cumhurbaşkanı  Ahmedinijad döneminde  İran`ın  ister  iç siyasette isterse de dış siyasette durumu kötüye gidiyordu. Dış siyasette ambargoların şiddetlenmesinin  iç siyasete yansımasıyla birlikte  ülke halkı daima artan faiz, işsizlik ve paranın değer kaybıyla karşı karşıya kalmaktaydı. Bu durumda reformistlerin geçmiş seçimlerde  Batı ülkeleri ile nisbeten uzlaşabilme ihtimaliyle Hameneyi`nin isteği ve Devrim Muhafızları’nın baskısı sonucunda siyaset sahnesinden silinmişler  ve tekrar eskisi gibi iktidara gelmeleri mümkün görünmemektedir.  Fakat ülkenin hali  dış ve iç siyasette yeniliklerin gerektiğini gösteriyordu . Bu durumda Ruhani, en uygun aday olarak ortaya çıktı. Hem ılımlı reformistlerin desteğini alabilen Ruhani muhafazakarların onayını kazanabilme şansına da sahipti. Bu yüzden İran derin devleti söyleyebileceğimiz Hameneyi yanlılarını, artık karşıt gurup sayılan Refsencani ve ılımlı  reformistlerle uzlaşabildiler ve  Ruhani cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturdu. Fakat Ruhani haberlerin yansıttığının  aksine İran`ın iç ve dış siyasetinde derin değişiklikler yapabilecek bir kapasite ve yetkiye sahip birisi değildir. Ruhani`nin desteklenmesi yalnız tabana vuran krizleri biraz giderip ülkeyi sakinleştirmek için gerçekleşmiştir.  Yoksa hala Hameneyi iktisadi kaynaklar ve silahlı kuvvetlerin kontrolünü elinde tutmaya devam ediyor ve halkın büyük oranı ülkedeki siyasi baskı ve toplumsal kısıtlamalardan rahatsız olmaktadır.

…..

Dipnotlar:

[1] Bkz: James A. Bill, The eagle and the Lion: The Tragedy of American- Iranian Relations (New Haven and London: Yale University Press, 1988)

[2] Bkz: Anthony Parsons, The Pride and the Fall: Iran, 1974-79 (London:Jonathan Cape t9S4). pp. 134-37

[3] Türkçe çevirisi Fakih’in (fıkıh aliminin) önderliği şeklinde yapılabilir. Bu teoriye göre Şiilerin 12. imamı “Mehdi”, Allah`ın emri ile örtülmeye gittikten sonra Şii imamları onun halefilridirler ve “Mehdi”nin zuhuruna zemin yaratmak için siyasi iktidarda olmaları şarttır. Bu teorinin istinat ettiği Kuran ayeti  “Nisa” suresinin 59. ayetidir.

[4] Konuyla ilgili baz:  İran Meşruteçiliği, Maşallah Acudani, Ahteran yayın evi, Tahran, 9.ci baskı, 2008.

[5] 2009 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Tahran halkı seçimlerde sahtekarlık iddasıyla hükümeti protesto ettiler  ve kullandıkları renkden dolayı bu protesto  “Yeşil Harekat”olarak  isimlendirildi.

[6] Hameneyi ve Refsencani, Arkadaşlıktan Düşmanlığa Kadar, Ekber Genci, Alcezire Haberajansı İngilzce Bölümü, http://news.gooya.com/politics/archives/2013/09/167773.php

[7] Lübnan`ın Alhayat gazetesi, 15 Haziran 2013, http://alhayat.com/Details/524111

[8] Bu hususta ayrıntılı bili bkz:  Vilayet- FakihRuhullah Humeyni, İmam Humeyni Eserlerinin Yayın Merkezi Yay., 1. baskı, Tahran, 1978.

[9] Kum İlmiye medresesi

[10] Ruahni`nin Vilayeti Fakih’e Bakışı, Radyo Zamane: http://www.radiozamaneh.com/118193

[11] Bu hususta daha etraflı bilgiler için ve bu  konuya has yazılmış olan, İran İstihbarıtının ilk kurucusu olan ve bu düşünceyi savunmaktan dolayı karşıt düşünce tarafından terörist sayılan “Seit Heccarriyan”`ın “Cumhuriyyet ve kudrat büğüsünün aradan kalkması” kitabına bakabilirsiniz. Yayın: Terhi-no yayınevi, Tahran, ilk baskı 2009.

[12] Seyyit Ahmet Hüseyni, Vilayet-i Fakih’in Anlamı, Tebyan ilmi havzası: http://www.tebyan.net/newindex.aspx?pid=104881

[13] Bu hususta bu düşüncenin öncü fikir adamlarından sayılan “Ayetüllah Mehmetteği Misbahyezdi”nin “Fakih Vilayeti” kitabına bakabilirsiniz. Yayın bilgileri: Fakih Vilayeti, Mehmetteği Misbahyezdi, İmam Humeyni  Düşünceler Yayma Enstitüsü, Kum, Birinci bask: 1999.

[14] Bkz: Hameneyenin Vilayeti Fakih hakkındaki fetvalar Toplusu, Hameneyi`nin resmi interneti sitesi.

[15] http://tnews.ir/news/671712718873.html

[16] BBC: http://www.bbc.co.uk/persian/iran/2009/11/091123_ag_emami.shtml

[17]http://www.radiofarda.com/content/F11_Iran_postelection_Ayatollah_Mesbah_Yazdi_interview_Khamenei/2193204.html

[18] Bkz: “Shahrvande Emruz” Dergi’si, Ahmedinijadın öğrencilik dönemi, 2007, İran tarihiyle “Aban” ayı.

[19] Bu hususta daha etraflı bilgiler için bu kitaba bakabilirsiniz: İran üniversitelerinde kültürel devrim, Muhemmed Şerefzadeh, yayınevi: İmam Humeyni araştırma merkezi, Tahran, birinci baskı: 2005.

[20] Hasan Ayet Dosyası, Sharvande Emruz dergisi, 19/09/2009 sayısı

[21] Hasan Ayet Dosyası, Sharvande Emruz dergisi, 19/09/2009 sayısı

[22] Resizade Mehdi, Faiz Oranının Yükselme Nedeni, Arman Gazetesi, İran tarihiyle, 15 Murdad, 1392

[23] http://www.mehrnews.com/detail/News/2147332

[24] Petrol Paralarını Bir Yerlerde Bloke Etmişler, Alizade İbrahim, Arman Gazetesi, İran tarihiyle: 20 Murdad 1392

[25] http://javanenghelabi.ir/?p=12196

[26] http://www.jahannews.com/vdcawyn6y49nia1.k5k4.html

[27] Amerikan Sesinin bu mesele hakkında analizi: http://ir.voanews.com/content/iranpolitics-25may11-122580209/138645.html

[28] Rehim Meşayi`nin İslam hakkındaki bazı sözleri ve İran`la İsrail milletinin kardeşliğini savunması muhafazakarları kızdırmıştı.

……..

Yazar: Babek ŞAHİT

Anahtar kelimeler: