İran Devlet Gazetesinde Erdoğan İmajı

tebaren | 12:14 - 08.06.2016

İran basınında Türkiye ile ilgili haberlerini takip ettiğimizde, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’a karşı çeşitli saldırıların yapıldığına şahit oluyoruz. İran medyası çoğu zaman Erdoğan adı altında Türkiye ve Türklüğü hedef almaktadır. İran basınının Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sunmak istediği imaj, Türkiye karşıtı bazı uluslararası çevrelerin söylemlerine uymakta ve o çevrelerin ifadelerini kullanmaktadır.

7 Mayıs 2016 tarihinde İran devletine bağlı İran gazetesi Türkiye iç siyasetini “Erdoğan’ın Unutulan Tüm Adamları”İran Gazetesi-7 Mayıs 2016-S13 başlığıyla ele adlı. İran gazetesinin sahibi İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı’dır. İRNA kısaltmasıyla bilinen bu kurum, İran İslam Cumhuriyeti’nin resmî haber organıdır. 1934 yılında Pars Haber Ajansı adıyla kurulmuş olup 1981 yılından itibaren İran adını almıştır. IRNA’nın İran’da 60 ve diğer ülkelerde toplam 30 ofisi bulunmaktadır. İran gazetesinin 7 Mayıs 2016 tarihli sayısının 13. sayfasında Türkiye iç siyaseti üç yazar tarafından ele alınmıştır. Türkiye uzmanı Nadir Şehmuradi Türkiye’nin iç siyasetiyle ilgili şu cümleleri kaleme almıştır:

“AKP tarihine baktığımızda, AKP’den ayrılanların tek suçu Erdoğan’ın siyasî istek ve benciliği karşısında direnmeleri olmuştur.… Erdoğan bütün iç siyasî muhaliflerin cevabını mahkeme ve hapisle veriyor.… Abdullah Gül’ün Erdoğan’dan ayrılma sebebi Erdoğan’ın Suriye savaşına girmesi ve başkanlık sistemi tartışmaları olmuştur. Davutoğlu’nun istifasının arkasında Kürt isyancılarla tekrar barış görüşmelerinin başlatılması isteği, Suriye savaşı ve gazetecilere uygulanan baskılar olmuştur. Hakan Fidan’ın MİT’ten ayrılış sebebi İran’a yakın olmasıydı. Öyle ki Hakan Fidan gittikten sonra MİT’in bütün projeleri yarım kaldı.… Hüseyin Çelik ve Bülent Arınç’ın ayrılış sebepleri ise barış sürecinin durdurulması ve operasyonların tekrar başlatılması olmuştur.… Fetullah Gülen AK Patinin manevi babasıydı. Erdoğan, Abdullah Gül ve Ak Partinin bütün etkili isimleri Gülen Cemaati’nin İmam Hatip isminde okullarında yetişmişler. Gülen, Türkiye’de İslamcılığın kurucusudur, fakat sonunda kendi mektebinin çocukları tarafından siyaset sahnesinden silindi ve bunun tek nedeni Ak Parti bakanlarının yolsuzluğunu ortaya çıkarması olmuştur.”

Şehmuradi’nin analizini okuduğumuzda, Hakan Fidan’ın MİT’ten istifası sonrası tekrar MİT’e dönmesine değinilmemiş ve yalnız görevi bıraktığına vurgu yapılmıştır. Ayrıca İran resmî devlet organı, PKK terör örgütü yerine Kürt isyancıları ve Kürtler ifadelerini kullanarak Türkiye’nin terörle değil, sanki normal halkla savaştığını ima etmeye çalışmıştır. AKP-Gülen ilişkilerinde ise İran gazetesi yazarı, Gülen Cemaati yanında yer almayı tercih etmiş ve Türk Devleti yerine Gülen Cemaati’nin ihanete uğradığını iddia etmiştir.

Gazetenin aynı sayfasında AK Parti 25. dönem milletvekili ve Karatay Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazhara Bağlı’nın analizi yer almaktadır. Prof. Dr. Bağlı bu analizinde Davutoğlu-Erdoğan’ın ilişkilerini söz konusu etmiştir. Bağlı’ya göre, Davutoğlu’nun başbakan olmasının ardından büyük ekonomik yatırımlarda azalma yaşandı ve Davutoğlu halkın da desteklediği Erdoğan siyasetine müdahale etmeye çalıştı. Ancak Erdoğan ve Davutoğlu arasında çıkan görüş farkı sonucunda Davutoğlu istifa etti ve Cumhurbaşkanıyla daha koordine hareket edebilecek Binalı Yıldırım Türkiye Başbakanı oldu. Son yazı Türkiye uzmanı Sadık Meleki tarafından yazılmıştır. Melek’i yeni Başbakan Binalı Yıldırım’ın başbakan olma sürecini anlatarak onun kurduğu hükümeti başkanlık sistemine doğru bir geçiş süreci şeklinde nitelendirmiştir.

İran resmî medyasının Türkiye hakkında yazılarına baktığımızda, tamamının yukarıda belirtilen ana hatlar üzerinden yürütülmekte olduğunu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’ne en sert haber ve analizler İran Devrim Muhafızları Ordusu organları tarafından yapıldığı halde, resmî devlet haber organları da Türkiye’den olumsuz bir imaj sergilemeye çalışıyorlar.

Yazar: Ümit BAYKARA

Anahtar kelimeler: