Ana Sayfa / KONULAR / İRAN’DA YERALTI MÜZİĞİN YAYGINLAŞMASI BAĞLAMINDA TÜRKÇE RAP ŞARKILAR- BABEK ŞAHİT

İRAN’DA YERALTI MÜZİĞİN YAYGINLAŞMASI BAĞLAMINDA TÜRKÇE RAP ŞARKILAR- BABEK ŞAHİT

İran’da devrimden sonra devletin kültür alanında uyguladığı ideolojik baskılar farklı düzeylerde çeşitli reflekslerle karşılaşmıştır. Bu refleksler resmi ideolojinin yaratmaya çalıştığı tek tip insan modeline karşı pasif bir direnişin göstergesi olmakla birlikte küresel değişimler ve evrensel gelişmeleri yerelleştiremeye çalışarak içselleştirmesini de kapsamaktadır. Devrimden sonra devletin ideolojik baskı ve müdahalesinden güvende kalmayan alanlardan biri müzik özellikle de modern şarkılar olmuştur. Devrimden sonra devlet ve iktidarın bütün güç kaynaklarını tekellerine geçiren fıkıhçı siyasal İslamcılar ilk başlarda her tür müziğe karşı baskıcı politikalar uygulayıp müziği İran toplumunun bütün kamusal ve özel alanlarından silmeğe çalışmışlardır. Fakat zamanla toplumsal baskı neticesinde birçok alanda geri adım atmak zorunda kalıp önce geleneksel müzik ardından pop şarkılara müsamaha gösterilerek devletin ideolojik kırmızıçizgilerini aşmamak şartıyla serbestlik tanıdılar. Örneğin devrimin ilk yıllarında evlere baskın yayıp pop müzik enstrümanları ve kasetlerini toplayan zihniyet bugün kendi söylemini yaygınlaştırmak için bile pop müziğinin kapasitesini kullanmaya çalışmaktadır. Buna rağmen devletin resmi söylemi dışında kalan ve eleştirel sözler içeren şarkılar ile rock, hip hop, blues ve country gibi müzik türleri hâlâ da yasaklı durumlarını devam ettirmektedirler. Bu yasağa rağmen son yirmi yıl içinde İran’ın çeşitli bölgelerinde yeraltı müzik grupları yaygınlaşarak bu yasakları delmeğe çalışmışlardır. İran’da daha çok Fars ve Türk etnikleri içinde görünen bu yeraltı müzik grupları yarattıkları eserleri ya müstear isimlerle ya da bedeline katlanmayı göze alıp gerçek kimlikleriyle sosyal medya platformlarında paylaşıp muhatap ve taraftar bulmaya çalışırlar. Ne var ki devletin beklemediği bir şekilde bu yasaklı şarkılar İran nüfusunun %60’ını oluşturan genç nüfus özellikle de Z kuşağı tarafından benimsenmiş ve geniş taraftar kitlesi bularak toplumun önemli bir bölümü tarafından dinlenmektedir.

İran’da yeraltı müzik gruplarının sayısıyla ilgili en son açıklama on sene önce Düzen Maslahatlarını Teşhis Konseyi Stratejik Araştırmaları Merkezi’nin konuyla ilgili yaptığı bir oturumunda verilmiştir. İran’da Yeraltı Müziğin İncelenmesi başlığıyla 29 Kasım 2010 tarihinde Tahran’da gerçekleşen bu oturumda rock ve pop gibi yasak müziklerin İran’da yaygınlaşmasının sebepleri ve çözüm önerileri ele alınmıştır. İranlı araştırmacı ve Üniversite Cihadı Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi’nin öğretim üyesi Afşin Daverpenah’ın bu oturumda yaptığı açıklamaya göre 2010 senesinde 87 yeraltı müzik grubu ve 133 Kültür Bakanlığı’ndan izni olmayan ve toplam 376 eser seslendiren şarkıcı İran’da tespit edilmiştir. Bu yasaklı şarkıcılar içinde rap şarkıları söyleyenlerin ortalama yaşı 13-15 ve rock söyleyen şarkıcıların ortalama yaşı ise 15-25 arası olmuştur [1].

İran’da rock ve rap gibi şarkılarla kendilerini göstermeye çalışan yeraltı müzik grupların yaygınlaşmasının en önemli sebebi devrimi hissetmeyen ve Pehlevi dönemi ve devrim yıllarıyla ilgili devletin sunduğu bilgiler dışında herhangi bir zihniyete sahip olmayan genç kuşağın mevcut baskıcı kültürel düzene itirazlarını göstermek ve yeni toplumsal-kültürel taleplerini İran toplumunda aykırı müzik türleri sayılan yollarla dillendirmeye çalışmaktır. Buna da müsait koşullar yaratan en önemli değişim internet kullanımının yaygınlaşması ve bürokratik izinlere ihtiyaç duyulmadan sosyal medya platformların sunduğu olanaklar olmuştur. Bu bağlamda İran’da ilk yer altı rock müzik grubu sayılan grup Pejvak (Ses Yankısı) grubu olmuştur. Muhammed Hatemi’nin cumhurbaşkanlığı döneminde 2001 yılında ilk albümünü piyasaya sunan bu grubun eserleri Pink Floyd ve Joe Satriani’nin eserlerinden esinlenerek İran’ın ünlü klasik şairi Hafız Şirazi’nin şiirlerini rock müzikle seslendirmişti. Bu grubu Avay-e Merdomi (Halkın Şarkısı), Sukut-e Şark (Doğu’nun Sessizliği), Mira, Cem, Mad City (Çılgın Şehir), Kiyusk (Kulübe), Parazit, Evham, Göç, Sekiz, 127, Aver ve Fera (Ötesi) grupların ortaya çıkışları takip etti.

İran’da rap müzik icra eden ilk müzik grubu 2002 yılında kurulan Zedbazi grubu olmuştur[2]. Gangsta rap türüyle ilk Farsça rap müziklerini seslendiren bu grup daha sonralar baskılar neticesinde İran’ı terk etmek zorunda kalıp Londra’da faaliyetlerine devam ettiler.  Bu grubu Emziper, Hiç Kes (Kimse), 21, Rıza Pişro, 051, Tohi (Boş), Sina Nergal, Babek Tiğe, Behzat Faşist (Mahkûm), Yas, Tik Tak, Lil Star, Hesin ve Kardo gibi grup ve şarkıcıların ortaya çıkışları takip etti.

Farsça rock ve rap müziklerinde dikkat çeken husus Batılı gruplar özellikle de ABD’li gruplar ve şarkıcılardan etkilenmeleri olmuştur. Fakat bu etkilenme çoğu zaman sadece müziğe sınırlı kalmıştır ve sözlerde Fars kültürü ve edebiyatı öne çıkarılmaya çalışırken yoksulluk, yolsuzluk, uyuşturucu kullanımı, fuhuş, dini sömürü ve genç nüfusun geleceğe ümitsizliği gibi toplumsal-siyasal sorunlar üzerinde durulmuştur. 

Fars etniği içinde yaygınlaşan Farsça rock ve rap gruplarını İran Türkleri içinde Türk kimliği ve kültürüne vurgu yapan gruplar ve şarkıcıların ortaya çıkışı takip etti. İran’da Türk müziği uzun bir süre geleneksel müzik özellikle de âşıklar ve ozanların seslendirdiği parçalar ve mugam gruplarına sınırlı kalmıştı. Pop müzik ise 90’lı yıllarda özellikle de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını kazanmasından sonra yaygınlaşmaya başladı ve bu alanda birçok popüler şarkıcı Türkçe eserler seslendi. Bunun yanı sıra uydu kullanımının yaygınlaşmasından sonra Türk TV kanallarının etkisi sonucunda Türkçe arabesk müzik de İran Türklerinin yaşadığı bölgelerde önemli ölçüde yaygınlaştı ve Türkiye’nin popüler şarkıcıların eserleri düğünler ve özel ortamlarda geniş bir şekilde seslendirilmeye başladı. Fakat bu eserlerin birçoğunun ortak yönü aşk ve sevgiye sınırlı olmasından dolayı İran Türklerinin temel sorunlarını dillendiren dar bir siyasi eserler üretilebildi. Bu alanda en çok bilinen ve bir döneme damgasına vuran Araz Elses isminde ozanın eserleri oldu [3].

Kendini Türkçü-Turancı olarak tanımlayan Araz Elses’i takiben onlarca Güney Azerbaycanlı genç bağlamaya sarılarak siyasal-toplumsal itirazın sesi olmaya çalıştılar. Bu gelişmenin yanı sıra Türkçe rap şarkılar da ortaya çıkmaya başladı ve İran Türkü gençlerin bir bölümü rap müziğinin özünde bulunan protestocu ruha sarılarak siyasal-toplumsal taleplerini dillendirmeye başladılar. Peyam Türk, Ramin Toratan, Şayan Taymaz, Rıza Tebrizi, Asker Türkoğlu ve Ramin Jeyke gibi İran Türkü rapçilerin eserleri arklarında herhangi bir finans ve teknik desteğin olmamasına rağmen önemli bir üne kavuştu ve genç kuşağı önemli ölçüde etkileye bildi. Türkçe rap söyleyen bu genç şarkıcıların eserlerinde öne çıkan ve dikkat çeken hususlar, Türk kimliği ve Türk birliğine yapılan vurgu, İran Türklerinin kültürel taleplerinin dillendirilmesi ve dinin yöneticiler tarafından istismarı, yolsuzluk, yoksulluk ve eşitsizliğe yapılan itiraz olmuştur. Bunun yanı sıra kendilerine seçtikleri takma isimler Türkçe sözcükler olarak çektikleri video kliplerde de eski Türk motiflerine geniş yer vermişlerdir.

Babek Şahit- Tebriz Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

İRAN’DAKİ ŞÜPHELİ PATLAMALAR VE MOSSAD’IN OLASI ROLÜ- BABEK ŞAHİT

Son haftalarda İran’ın çeşitli kentlerinde özellikle de askeri ve sanayi bölgelerinde nedenleri şeffaf bir şekilde …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *