Ana Sayfa / ANALİZ / İRAN NEDEN TÜRKİYE’NİN KORONAVİRÜS İLE MÜCADELESİNDEN RAHATSIZ?- İBRAHİM RAMAZANİ

İRAN NEDEN TÜRKİYE’NİN KORONAVİRÜS İLE MÜCADELESİNDEN RAHATSIZ?- İBRAHİM RAMAZANİ

Bölgemizde petrolü olmadığı halde gelişen tek ülke tartışmasız Türkiye’dir. Türkiye Modern bir yapı ve görünüşe sahiptir. Bunu sanayi, spor, eğitim, sağlık, turizm, sanat ve başka birçok alanda görebiliriz. İran’a gelince bu saydıklarımın hiçbirisi kayda değer bir konuma sahip değildir. Sinema alanında geçmiş yıllarda uluslararası festivallerde her ne kadar önemli yere sahip olsa da, rejimin ideolojisi doğrultusunda olmayan her türlü sanat dalıartık yok edilmiştir.

Türkiye’de durum farklı, halk sorguluyor ve yönetenler cevap veriyorlar. Hem halk hem de yönetenler hesap vermenin zorunlu değil, hizmetin bir parçası olduğuna inanıyorlar.

Türkiye İran ile mukayese edilecek bir ülke konumunda değil. Türkiye çok ilerlemiş. İran’ın Türkiye’nin şimdiki konumuna gelebilmesi için rejim değişikliğine ve demokratik yapıya ek olarak uzun yıllara ihtiyacı vardır. Belki bu uzun yıllar içerisinde devlet ve halk arasında bir güven sağlanabilir. İran her zaman Türkiye ile rekabet içerisindedir. Bu rekabeti hem ekonomik alanda hem de bölge politikalarında zaman zaman görmekteyiz. Yıllardır İran’ın Türkiye’ye bakışı başarıları örnek almaktan daha ziyade kıskançlık siyaseti olmuştur.

Koronavirüsün dünyanın birçok yerinde yayılması ile birlikte, bu virüsün Türkiye‘de kontrol altına alınması ve vakalara çok geç rastlanması, Sağlık Bakanlığı’nın ve Türkiye devletinin bu konu üzerinde hassas bir şekilde çalıştığını, hem bölgede hem de dünyada bir örnek teşkil ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin komşusu olan İran’da virüsün yayılması ve çok sayıda insana bulaşması ile birlikte,İran medyası Türkiye aleyhine haberler ve makaleler yaymaya başlamıştır.

Günlerdir İran medyası İran’da olup bitenleri yazıp çizmek ve bu felaketle nasıl baş edebilmenin yollarını aramak yerine, “koronavirüs Türkiye’de de vardır, Türkiye gerçek rakamları açıklamıyor ve Türkiye yalan söylüyor” söylemlerini üretmeye başlamıştır. Bir gün birisine “ne istersen iste bizden komşuna iki katını vereceğiz dediler, bir gözümü çıkartın dedi”. İşte İran’ın Türkiye’ye karşı hissiyatı bundan ibarettir.

Genel olarak İran’da rejimin siyaseti iki şey üzerindeinşa edilmiştir. Birincisi inkâr siyaseti, ikincisi ise yanlış ve yalan istatistik verilerdir. İran rejimi tarafından ilk baştaİran’da virüs yok ve biz Çin’e uçuşlarımızı durdurduk denildi ve ardından virüs İran’ın her yerine yayıldıktan sonra veriler yanlış bir şekilde halka ve basına aktarıldı. Doktorların, sağlık çalışanlarının ve milletvekillerininanlattıkları ile devlet tarafından verilen rakamlar birbiriyle örtüşmüyor ve rejim vaka ve ölü sayısını olduğundan daha az göstermektedir.

İran haber ajansları ve yetkilileri Türkiye’nin turistik bir ülke olduğunu ve bu virüsün aylar önceden Türkiye’de var olduğunu ve Türk yetkililerin yalan söylediğini söylemektedirler. İran’da böyle bir deyim vardır “Kâfer hamera be kiş-e hod pendared”. Yani kâfir herkesi kendi mezhebinden sayar. Türkiye’de ilk korona vakasının ortaya çıkmasıyla birlikte İran medyasını izleyen herkes düşmancasına olan bu tavrı görebilir. Kendi halkına karşı dürüst olmayan İran rejimi, komşusunun gerçekten sağlık meselesinde halkına karşı sorumluluk hissettiğine inanmakta zorlanıyor.

Türkiye’nin İran ile sınırlarını kapatması ve uçuşlarını iptal etmesinin ardından İran medyası ağır bir şekilde Türkiye’yi eleştirmeye başlamıştır.

Mashregh News “Türkiye Sonuçta Koronalı Oldu” başlıklı haberiyle, “Türkiye’nin turistik bir ülke olduğu için koronavirüsün bu ülkede olmaması şüphelidir. Bölgede ve Avrupa’da koronalı olmayan ülke kalmamıştır ve Türkiye sessizliğini bozdu sonuçta”şeklinde algı oluşturmaya çalışmıştır. Bunun yanı sıra haber altında atılan Türkiye’ye karşı nefret dolu yorumlar da İran medyasının Türkiye hakkında insanlar arasında nasıl bir önyargı ve nefret yarattığını göstermektedir.

Mashregh News’da yer alan başka bir makalede Türkiye’de iktidarın yalan söylediğini ve halkın bu yalanlara inandığını yazmaktadır. Bu haber sitesi, Türkiye’de İran’dan daha geç koronavirüsün ortaya çıkmasını bir türlü içine sindiremiyor ve Türkiye’de ilk vakanın açıklanmasını sonuçta gizleyemedi diye yazıyor. Türkiye dâhil olmak üzere birçok ülke Çin’e uçuşlarını durdursa da, İran uçuşlarını durdurmadı. Durdurduğunu açıkladı ama yine de uçuşlara devam ettirdi, bu da yetmedi başka ülkelerdeki Çinlileri önce İran’a ve sonra Çin’e taşıdı. Bunun aksine Türkiye uçuşları durdurarak ve gereken yerlerde sınırları kapatarak sıkı önlemler aldı.

İran ve Türkiye arasında medeniyet diyaloğu isimli bir kitabın yazarı olan Ali Mojani “Khabaronline” sitesindeki makalesinde Türkiye’nin siyasi hedefler için koronavirüsün ülkede olduğunu inkâr ettiğini yazmaktadır. İdlib meselesini koronaya karıştıran yazar, Türkiye’de koronanın bir insanî facia yaratacağını yazıyor. Bunu belirtmeliyim ki İranlı düşünürler ve genel anlamda halk, Türkiye’ye karşı eleştiriler yerine kendi ülkelerini düşünseydiler, en azından şimdi ne giyeceklerine ve ne söyleyeceklerine karar verebilirlerdi.

Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı olan Tesnim Haber Ajansı, Türkiye’de korona virüsünün olmamasını devletin sır gibi saklaması olarak yazmış ve bunu bir dakikalık bir video klipte muhataplarına sunmuştur. Bu haber ajansına göre Türkiye’ye İran’dan daha fazla turist gelmekte ve neredeyse İran’ın tüm kentlerinde koronavirüsü vardır. Bunun için Türkiye’de ortaya çıkmayan virüsü devletin kendi siyasi hedeflerine ulaşabilmesi için sakladığını yazmaktadır.

Devlete bağlı olan İRNA Haber Ajansı da, İran’daki birçok medya gibi Türkiye’nin koronavirüs hakkında gerçek rakamları, turizm sektörünün zarar görmemesi için gizlediğini yazmaktadır.

Genel olarak İran medyasına baktığımızda İran’ın tedbirsizliğini örtbas etmek için ve İran’da durumu her yerden daha iyi göstermek adına komşu ülkeye saldırmakla halk içerisinde İran’ın bu virüsle mücadelede dürüst olduğunu göstermeye çalışmaktadırlar. İran’da resmi verilere göre 25 bine yakın vaka tespit edilmiştir. Bu rakamların doğru olmadığı defalarca bazı medya ve hatta milletvekilleri tarafında ifade edilmiştir.

Türkiye medyası ve özellikle Türk televizyon kanalları birçok İranlı tarafından izlenmektedir. İran bu konuyu bildiği için Türkiye’nin sıkı önlemler alınmasını Türk medyası tarafından duyurulmasından ve halkın neden İran’da Türkiye gibi önlemler almadı sorusuna, Türkiye’de de vardır ve devlet yalan söylüyor gibi bir cevap vermeye çalışmıştır.

İran medyasında Türkiye’deki koronavirüs hakkında yazılan haber ve makalelere baktığımızda, üç mesele neden gösterilerek Türkiye’de koronavirüsün olduğunu ve Türk yetkililerin yalan söylediği yazılmaktadır. Bunlardan birincisi; Türkiye ekonomisinin turizme bağlı olduğu ve turistlerin gelmemesinin Türkiye ekonomisini bitireceğine dair yazılar ve haberlerdir. İkincisi Türkiye’ninİdlib meselesini gündemde tutmak adına koronavirüsü gizlediğini ve son olarak birçok ülkede bu virüs varken, nasıl olur da Türkiye’de vakalar geç göründü?diye haberler ve makaleler yayınlanmıştır.İran Devlet Televizyonuna bağlı olan IRIB News, bu nedenler dışında  sağlık alanında Türkiye gibi ülkelerin İran’dan daha geride kaldıklarını ve bu ülkelerin vatandaşlarının tedavi ve sağlık hizmeti almak için İran’a geldiklerini iddia etmektedir. 

İran medyası Çin’in yanı başında olan Tayvan’ı örnek gösterip oradaki virüsle mücadele tarzını överek bir saklamayı söz konusu yapmıyorlar, ama kilometrelerce Çin’den uzak olan bir ülkenin başarılı mücadelesini siyasi ve ekonomik çıkarlar için gizemli saklama olarak yazıyorlar. Türkiye’ye karşı bu zihniyet sahibi insanlar bunu düşünmelidir ki Tayvan nasıl başardıysa başka bir ülke de başarabilir.

İran’da şimdiki iktidarın sloganı “Tedbir ve Umut Devleti”dir. Ama ne tedbir var, ne de bir umut kalmış. Bu siteler İran rejiminin tedbirini sorgulamak ve Türkiye’yi örnek göstermek yerine, Türkiye aleyhine propaganda yürütmektedirler.

İbrahim Ramazani- Tebriz Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

KASIM SÜLEYMANİ KİMİN KAHRAMANIDIR?- M. RIZA HEYET

Son yıllarda İran’ın Ayetullah Hamneyi’den sonra en güçlü ve en etkili kişisi konumuna gelen/getirilen, aşırı …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *