Ana Sayfa / ANALİZ / İslami Bilimler Kültür Enstitüsü ve Muhafazakârların Yeni Teorisyeni Mir Bageri ve Düşünceleri-İBRAHİM RAMAZANİ

İslami Bilimler Kültür Enstitüsü ve Muhafazakârların Yeni Teorisyeni Mir Bageri ve Düşünceleri-İBRAHİM RAMAZANİ

Son dönemlerde sürekli olarak İran medyasında ve özellikle muhafazakâr medyada adı geçen ve İran televizyon kanallarında din ve felsefe ile ilgili konularda konuşmacı olarak davet edilen 58 yaşındaki Muhammed Mehdi Mir Bageri, reformistlere karşı muhalif cereyanın teorisyeni olarak da bilinmektedir. Ahmedinejad’ın cumhurbaşkanlığı dönemini en parlak dönemlerden biri olarak nitelendiren Mir Bageri, muhafazakârların birçoğu gibi Ahmedinejad’ın Ayetullah Hamaney’e karşı bir tutum sergilemesinin ardından Ahmedinejad’ın kendisi ve ona yakın olan Bahar Cereyanı ile aralarına mesafe koymaya başladılar. Son dönemlerde 79 Devrimi’nin yıl dönümü için Elburz eyaletinde konuşmacı olarak davet edilen Meclis Başkan’ı Ali Laricani aleyhine başlatılan protesto kampanyasının ardından onun yerine konuşmacı olarak davet edilen Mir Bageri’nin ismi daha da ön plana çıkmaya başladı. Ayrıca Mir Bageri, Elburz eyaletinden Dini Lider Uzmanlar Meclisi üyesidir ve kendisinin de başkanlığını yaptığı İslami Bilimler Akademisi yıllardır İran’da muhafazakârların teorisyenliğini yapan Misbah Yezdi’nin yerine geçeceği söylenilmektedir.

İslami Bilimler Akademisi’nin Kurucusu ve Kuruluş Nedeni

1980 yılında İran İslam Cumhuriyeti Devrimi’nden sonra kurulan bu enstitünün kurucusu Seyyid İbrahim Hüseyni Alhaşimi, Münireddin Hüseyni ismiyle tanınan Şii din adamı ve İslami felsefe bilimleri hocasıdır. Seyyid Münireddin 12 yaşındayken babasının ölümünden sonra formalite olarak Beraderan Partisi Merkez Şurası tarafından babasının yerine partinin başına getirilir. Beraderan (Kardeşler) Partisi mezhepçi ve siyasi bir parti olarak Şii din adamları tarafından kurulan bir partiydi (1).

Parti üyelerinin parti tüzüğünü yerine getirmedikleri gerekçesiyle partiden ayrılan Münireddin, Kum şehrine yerleşerek Kum’da dini medreselerde dini eğitim almaya başlamıştır. 1979 Devrimi’nde Humeyni’nin yanında yer alan Münireddin, Ayetullah Humeyni’nin kültür devrimi fermanının ardından İslami Bilimleri Kültür Enstitüsü’nü eski ismiyle İslami Bilimler Akademisi’ni kurmuştur.

Bu akademi, İran İslam Devrimi’nden sonra üniversitelerin İslamileştirilmesi ve genellikle bilimi İslamileştirme çabasında olmuştur (2).

Akademi 2000 yılında Münireddin’in ölümünden sonra öğrencisi olan Muhammed Mehdi Mir Bageri tarafından yönetilmektedir (3).

Akademi Cereyanı olarak da bilinen bu kuruluş yeni yöneticisi ve son yıllarda muhafazakâr kesimin teorisyeni olan Mehdi Mir Bageri’nin Ayetullah Misbah’ın yerine geçeceği iddia edilmektedir.

Ayetullah Misbah Kimdir?

1934 doğumlu Ayetullah Muhammed Taki Misbah Yezdi,  İsna Aşeriye (on iki imam) Şiiliğinin önde gelen ve siyasi olarak aşırı muhafazakâr kesimi savunan Ayetullah’tır. Uzmanlar Meclisi’nin eski üyesi olan Yezdi, Molla Sadra’nın “El-Hikmetü’l-Müteâliyye” adını verdiği bir düşünceyi savunan Ayetullah, siyasi olarak İslam Devrimi İstikrar Cephesinin manevi babası olarak tanınmaktadır. Reformistler ve özellikle eski Cumhurbaşkanı Hatemi karşıtı düşüncelere sahiptir (4).

Muhammed Mehdi Mir Bageri ve Düşünceleri

1961 yılında Kum’da doğan Mir Bageri 2000 yılında Akademi Cereyanı olarak bilinen İslami Bilimler Akademisinin başına geçmiştir.  Zaman zaman ismi Tahran Cuma İmamlığı için geçse de günümüzde Dini Lider Uzmanlar Meclisi üyeliğine devam etmektedir. Bazı Ayetullahlar tarafından düşüncelerinin korku verici olduğu da dile getirilen Mir Bageri, Ayetullah Misbah’ın yıllardır üstlendiği muhafazakâr akımın teorisyenliğini devralacağı konuşulmaktadır (5).

Mir Bageri’ye göre bilim epistemolojik olarak yargı değerine sahiptir ve bu açıdan bilimi, dini ve dini olmayan bilim olarak ikiye ayırmamız gerekmektedir (6).

Mirbageri’ye göre artık muhafazakâr-reformist ve sağ-sol bölünmeleri yerine devrimci ve devrimci olmayan ayrımını kullanmamız gerek. Bunun yanında da devrimciliğin çemberini dar tutmamamız lazım. Birçok kesimi içine alabilecek bir devrim söylemini kastetmektedir.

Ahmedinejad’a sempati duyan ve daha sonra birçok muhafazakârlar gibi ondan uzaklaşan Mir Bageri, 2013 seçimlerinde Celili ve 2017 seçimlerinde Reisi’nin yanında yer aldı.

Mevlana’nın İrfanı’nı eleştiren Mir Bageri, bu kitabı Kur’an-ı Kerim ile yan yana koyanları ve bazı insanların bu kitabı mukaddes görmelerini, dine karşı bir yanlışlık içinde olduklarını söylemektedir. Bu kitap ya düzeltilmeli veya tamamen bir kenara bırakılmalıdır. Mevlana İrfanı ile bu dünyayı idare etmek mümkün değildir. Bu kitabın içinde Hz. Ali’ye karşı yazılar vardır ve Hz. Ali’nin babasını müşrik olarak göstermiştir (7).

Medeniyetler Çatışması ve Kapitalizm ile Komünizme Karşı Liberalizm ve İslam

Mir Bageri Elburz eyaletinden Uzmanlar Meclisi’ne adaylığı sırasındaki konuşmalarında İran İslam Devrimi’nin dünyadaki kapitalizm ve komünizm ikilisine karşı liberal demokrasi ve İslam’ı getirdiğini belirterek Batı ile olan herhangi bir antlaşmayı devrimin ilkelerinden uzaklaşmak olarak nitelendirmiştir. Mirbageri’ye göre “Şüphesiz bizim milletimiz İslam Devrimi’nin gösterdiği yoldan vazgeçmeyecektir” (8).

Mirbageri Batı’ya olan bakışını şu şekilde açıklamaktadır “Bizim Batı ile olan çatışmamız çok ciddi bir çatışmadır. Kapitalizm, İslam Devrimi ile olan çatışmasının sonucunda bitmiştir. Batılılar zafer coşkusunu yaşarken Batılı düşünürler bu çatışmanın bitmediğini ve medeniyet çatışmasının sürdüğünü gördüler ve İslami medeniyetin başını da bu savaşta İran çekmektedir. Suriye’de olan savaş da medeniyetler çatışmasının görünen yüzüdür” (9).

Ekonomiye gelince Hamaney’in dediği direniş ekonomisinin uygulanmasına ilişkin içe kapanık bir yöntemin uygulanmasını önermektedir. Mir Bageri, direniş ekonomisinin uygulanmasının tek yolunu batıyla olan ticari ilişkilerin kesilmesinde görmektedir.

Uzmanlar Meclisi’nin Rolü ve Vilayete Fakih’e İlişkin Düşünceleri

Uzmanlar Meclisi üyesi Mir Bageri, bu Meclis’in daha da işlevsel hale gelmesi için denetleme görevi yerine Velayeti Fakih’i desteklemesi gerektiğini savunmaktadır. Ona göre Velayeti Fakih’in taleplerini dile getirmek ve devlet kurumları tarafından bu taleplerin yerine getirilip getirilmediğini denetleyip sorgulamak Uzmanlar Meclisinin görevi olmalıdır. Çünkü toplumsal adaletin sağlanmasının en önemli koşullarından biri, Velayeti Fakih sistemini dünya üzerinde yayılmasından geçer.

Mir Bageri’ye göre dünya üzerinde en adil olarak yerini bulan şey Velayeti Fakih olgusudur. Onun için biz Kur’an’ı idrak edebilmemiz için de İmamlara  (12 Şii imamı) ihtiyacımız var (10).

Anayasa’ya göre Uzmanlar Meclisi’nin görevi, dini lideri (Velayeti Fakih’i) seçme ve denetlemektir. Aynı zamanda dini liderin azli bile bu Meclis’in görevleri arasında yer almaktadır.

İslami Medeniyet ve Fıkıh

Günümüzde İslami bir devlete ihtiyacımız vardır ve biz onu kurma aşamasındayız. İslami bir devlet kurmamız için ilk önce hükümet fıkhını kurmamız gerekmektedir. Bunu tamamlamamız için Fıkhın evrilmesi ve restore edilmesi gerekmektedir.

Sosyal bilimlerin İslamileştirilmesinin yanında, ilerlemek ve gelişmemiz için İslami ve İran-i bir modelin olması, İslami bir yaşam tarzı, İslami bir hükümet ve sonuçta İslami bir medeniyeti beraberinde getirecektir. Gelenekçiler ve modernist aydınlar bizim İslami medeniyete ulaşmamızı engellemeye çalışanlardır. Bizler bu iki grup dışında olan devrimci inanca sahip olan grupların yanında yer almalıyız. Ayrıca geleneksel ve modernist aydınlarla diyaloga girip ve kendi düşüncemizi bu diyaloglar esnasında sınamamız lazım. İyi bir şekilde yetişmemiz ve olgunlaşmamız için bunu yapmalıyız (11).

Uzmanlar Meclisi Üyeliği, Haşimi Rafsancani ve Reformistler Karşıtlığı

Mir Bageri’ye yakın olan medya ve haber ajansları onun Uzmanlar Meclisi’ne Elburz eyaletinden birinci sırada girmesini, Velayeti Fakih için söylediği düşüncelerden dolayı olduğunu söylemektedirler. Bu tür medya grupları Mir Bageri’nin tanıtımında onu Âlim, Filozof ve Haşimi Rafsancani muhalifi olarak tanıtmaktadırlar. Aynı şekilde Ayetullah Misbah da Hatemi muhalifi olarak bilinmekteydi. Muhafazakâr kesimin teorisyeni olarak bilinen Ayetullah Misbah, Mir Bageri hakkında onu İslam dünyasının parlayan filozoflarından olduğunu söylemektedir (12).

Mir Bageri’ye göre reformistler döneminde devrim kendi rayından çıkma tehlikesi yaşıyordu ve reformistler gittikten sonra artık bu tehlike bitmiştir.

Ona göre minimum bir dindarlığı reklam yapanlar ve Batı’nın gelişmesini örnek alanlar Batı’nın nüfuz etmesini sağlamaktadırlar. Reformistler dönemine liberalist ekonomi, kapitalist bir ekonomi sistemine doğru götürülerek devrimden Haşimi hükümetine kadar kapatılan sınıf ayrımı, reformistler döneminde yeniden açılmaya başlamıştır. Bu dönemde merkeziyetçi kapitalist ekonomi de gelişmeye başlamıştır (13).

Mir Bageri ve Ayetullah Unvanı

Ayetullah ve Hüccet’ül İslam unvanları din adamlarının dini bilgilerine göre verilmektedir. Hüccet’ül İslam orta düzeyde bir dini bilgiye sahip olanlar için kullanılırken Ayetullah, içtihat seviyesine ulaşanlar için kullanılmaktadır. Hüccet’ül İslam Vel Müslimin ve Ayetullah Uzma ise daha farklı dereceler olarak bilinmektedir.

Bu unvanlar son yıllarda dini bilgiler dışında daha çok siyasi bir içerik taşıyarak din adamlarına verilmektedir. Mesela bazı kesimler Haşimi Rafsancani’ye Ayetullah ve bazıları özellikle muhafazakâr kesimler Hüccet’ül İslam unvanını kullanmaktadırlar.

Mir Bageri 2017 yılından beri Ayetullah unvanıyla hitap edilmektedir. Hüccet’ül İslam Vel Müslimin unvanını almadan doğrudan Ayetullah olan Mir Bageri’nin Ayetullah Misbah’ın konumunu üstlendiği görüşlerini güçlendirmektedir  (14).

Sonuç

Akademi Cereyanı ve onun başında gelen Mir Bageri’nin bilimi İslamileştirme konusunda yaptıkları çabalar daha çok Şiileştirme çabaları olarak söylenebilir. Özellikle Mir Bageri’nin ilerlemek, gelişmek ve İslami medeniyetin kurulması için söylediği İran-i İslami metot Şiiliğini barındırmaktadır ve Şiiliğin hükümet sistemi olarak uygulandığı Velayeti Fakih ise bu metodun bir sonucu olarak korunması gerektiğini savunmaktadır. Nitekim Mir Bageri’nin düşüncelerinde de Velayeti Fakih’in denetlenmesi yerine desteklenmesi açıklaması, İran-i İslami medeniyetten olan kastının Şiicilik olduğunu göstermektedir. Ayetullah Misbah’tan sonra muhafazakâr kesimin teorisyenliğini üstleneceği söylenilen Mir Bageri de Misbah gibi Velayeti Fakih ve onun mukaddes bir varlık olduğu yönünde düşüncelerini sergilemeye çalışmaktadır. Mir Bageri ve onun öğrencileri Batı medeniyetini eleştirerek, Batı ilminin yararlı olan kısmını alıp alınan kısımların İslamileştirilmesini savunmaktadırlar. Batı bilim ve felsefesi karşısında tam bir teslimiyeti eleştirmektedirler. Onlara göre İran’daki ılımlı ve reformist kesimler Batı karşısında teslim olmayı seçerek Batı’nın nüfuzunu sağlamışlardır.

Kaynakça

1 – https://shortener.cc/t0S4Y

2 – https://shortener.cc/t0S4Y

3 – http://www.isaq.ir/vdcht-n6d23nv.ft2.html

4 – http://www.al-shia.org/html/far/5ola/ola/25.htm

5 – https://shortener.cc/qhIhm

6 –  جهت‌داری علوم از منظر معرفت‌شناختی. پژوهشگاه علوم و فرهنگ اسلامی. ۱۳۸۷

7 – https://shortener.cc/XSlwp

8 – https://shortener.cc/PdciJ

9 – https://shortmoz.link/6EkfV

10 – https://shortmoz.link/t0Bcr

11 – میرباقری (1394) جستارهایی در معانی ولایت فقیه

12 – http://www.hamandishi.ir/news/325996/

13 – http://bit.do/eYXLq

14 – http://bit.do/eYXLg

 

İbrahim Ramazani – Tebriz Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

İRAN’DA İNTERNET SANSÜRÜ, YENİLMEYE MAHKÛM PAHALI BİR SAVAŞ- TAHA KERMANİ

Bugünlerde İran denilince ilk akla gelen konu ABD çekişmesi ve körfezde her geçen gün artmakta …

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *