İran’ın Mükteda Sedir Sorunu

tebaren | 17:53 - 31.05.2016

İran dini ve devrim lideri Ayetullah Hameneyi’nin yurt dışı siyasi ilkesini “Elrübü Bilnesir” yani zafer korkutmaktadır cümlesiyle özetleye biliriz. İran, eski Sovyetler Birliği dış siyasetine benzer bir politikayla uluslararası camiada çeşitli propagandalar sayesinde olduğundan daha çok güçlü gösterilmiştir. İran’ın güçlü gösterilmesinde Ayetullah Hameneyi ve ona bağlı istihbarat kuruluşlarının rolüyle beraber MOSSAD ve Mİ6 gibi

örgütlerin rolü olmuştur. İran’dan kaçan bazı eski İran İstihbaratı yetkililerinin ABD medyasına verdikleri demeçlerde İran İstihbarat Bakanlığının, Devrim Muhafızları üst düzey rütbelileri arasında MOSSAD casuslarının olduğu ve İstihbarat Bakanlığı tarafından Ayetullah Hameneyi’ye bildirildiği açıklanmıştır. Bu açıklamalara göre İran’ın ambargoda olduğu dönemde Devrim Muhafızları İstihbaratı üyeleri yurt dışında ambargoları delmek için paravan şirketler kurmuş ve iş adamları sıfatıyla ticaret yapmışlardır fakat yurt dışında bulundukları zaman MOSSAD tarafından gönderilen hayat kadınlarının toruna düşerek seks kasetleri MOSSAD eline düşmüştür. Böylece MOSSAD şantajıyla İsrail devletine çalışmağa başlamışlar ve hala çalışmağa devam ediyorlar.

İran İstihbaratı’nın ülkenin en üst düzey yetkilisi yani Ayetullah Hamneyi’ye uyarıda bulunmasına rağmen herhangi ciddi bir işlem yapılmamıştır. Çünkü Ayetullah Hameneyi’nin tek güç kaynağı olan Devrim Muhafızları Örgütü imajı zedelenerek zafer korkutmaktadır ilkesi yok olma tehlikesi taşıyacaktır. İran iç siyasetinde tam anlamıyla bir diktatör yönetimle halk tarafından devrilme riskini yok etmiştir. Yani İran’da bugünkü durum devam ederse ve herhangi ciddi siyasi açılım gerçekleşmezse İran yönetiminin içten değişeceği mümkün görülmüyor. Yurt dışında ise İran’ın ne kadar zayıf bir ülke olduğu güçlü istihbarat örgütleri tarafından biliniyor ve Batı ülkeleri bunu bilerek İran’dan iktisadi çıkarlar elde etmeğe çalışıyorlar. Örnek için İran ambargo döneminde olduğu zaman Rusya ve Çin İran’dan milyarlar dolar kar ettiler. Ambargoların kalkma sözü yayılınca Batı ülkeleri çeşitli heyetlerle İran’a gittiler. Fakat bu heyetler ve İran yetkilileri arasında imzalanan anlaşmalara baktığımızda iktisadi yatırım söz konusu olmamış ve Batılı ülkeler yalnız İran’a ürünlerini satmağa çalışmışlar.

İran’ın bölgedeki siyasetine geldiğimiz zaman Hameneyi ve çevresinin zafer korkutmaktadır ilkesinin en el verişli aracı Irak Şiileri olmuştur. Amerika’nın Irak’a saldırısı ve Saddam’ı devirmesi iki kesime yaradı; Irak Kürtleri ve İran. İran, Irak Şiilerini örgütleyerek Irak’ı kendi arka bahçesine çevirdi. İran’ın Irak’ta Şiileri desteklemesi ideolojik sebeplerden ziyade Hamneyei ve çevresinin dünya ile pazarlıklarında avantaj elde ederek İran içinde diktatörlüklerini devam ettirmesi olmuştur. Ancak Irak Şiileri ve Şii Müçtehitler İran’a güvenerek Irak’taki konumlarını tespit etmeğe çalıştılar.

Son haftalarda Irak’ın başkenti Bağdat’ta Şii lider Mukteda Sedir taraftarları defalarca İran yanlısı Haydar El-Ibadı hükümetine karşı isyanda bulunup başbakanlık binasını işgal ettiler. Irak Şiileri başbakanlık binasının işgali sırasında İran Devrim Muhafızları ve İran aleyhine sloganlar attılar. İran’da Hameneyi’ye yakın şahıslar ve İran yetkilileri Mukteda Sedir ve taraftarlarını sükûna davet edip ve Mukteda Sedir’i kınadılar. İran’ın Kum kentinde okumuş ve ailesi hala İran’da yaşayan Mukteda Sedir’in İran’a karşı bu sert tavrı açılanmadılar ve sadece iç mesele olarak söylenildi. Ancak bu olaylardan hemen sonra Lübnan Hizbullah Örgütü lider Hassan Nesrullah önce İran’a gitti ve İran’da Şii Müçtehitleri ziyaret ettikten sonra Irak’a giderek Irak Şii Müçtehitlerle buluştu. Hassan Nesrullah’ın bu ziyaretlerinin içeriği açıklanmadı ancak İran’ın Mukteda Sedir’den rahatsız olduğu ve bunu Irak Şiilerine iletmesi muhtemel görünmektedir. Mukteda Sedir’in bölge dengelerini değiştirecek bu oyuna girmesi ve İran’ın Irak’taki konumuna darbe vuracak bu girişimler normal bir itirazdan öteye bazı değişikliklerin habercisidir. Üst satırlarda söylediğimiz gibi İran’ın zayıflığının his edilmesi, bölge halkının Devrim Muhafızları çıkarlarına kurban gitmesi, Irak Şiilerinin İran’ın dünya ile pazarlığında bir malzeme olarak kullanılması, İran’ın dış siyasetinde ideolojik yaklaşımdan ziyade çıkar tercihlerinin üstün tutulması ve MOSSAD örgütünün İran Devrim Muhafızlarında ne kadar etkili olduğu, Mukteda Sedir tarafından fark edilerek İran’a mesaj vermek istediği en muhtemel seçenektir. 

…….

Yazar: Hüseyin Alışık

……

Anahtar kelimeler: