Ana Sayfa / ANALİZ / İRAN’DA UYUŞTURUCU MADDELER VE GÜVENLİK MESELESİ-TAHA KERMANİ

İRAN’DA UYUŞTURUCU MADDELER VE GÜVENLİK MESELESİ-TAHA KERMANİ

Uyuşturucu maddeler ülke veya toplumları birçok açıdan etkileyebilmektedir. Bu etkilerin incelenmesi ise bir hayli dikkat ve zaman gerektirir. Söz konusu İran olunca gerek kaynakların kısıtlı olması, gerekse sistemin şeffaf olmaması nedeniyle sağlıklı verilere ulaşmak daha da zorlaşır. Uyuşturucu maddelerin ister ticareti, isterse de kullanılmasında en önemli faktörlerden biri kuşkusuz güvenlik meselesidir. Bu çalışmada İran’ın uyuşturucu maddelerle ilgili karşı karşıya kaldığı güvenlik meseleleri ele alınmıştır. Toplumsal ve askeri güvenlik başlıkları altında incelenen bu çalışmada yer alan veri ve istatistiklerin tamamı İranlı araştırmacıların(özel veya devlet) yaptıkları çalışmalarınaya da İranlı yetkililerin açıklamalarında belirttikleri verilere dayanmaktadır.

Toplumsal Güvenlik
Uyuşturucu maddelerin gerek kullanımı, gerekse de ticareti toplumda mikro ve makro seviyelerde yaşanan çoğu suçla bağlantılı olduğu kanıtlanmıştır. Özellikle uyuşturucu kullanımı ve ticaretinin yüksek oranda gerçekleştiği İran gibi ülkelerde, bu bağlantıyı daha da bariz bir şekilde görmemiz mümkündür. Madde bağımlılarının birer aile üyesi olduklarını ve İran gibi bir ülkede muhafazakâr aile kültürünün hâkim olduğunu gerçeğini de hesaba katarsak,bu ülkede etki alanının daha da geniş olduğunu söyleyebiliriz. Kısacası bir madde bağımlısı, kendinden başka diğer aile fertleri başta olmak üzere toplumda derin ve olumsuz etkileyici bir unsur olarak ele alınabilir. Birçok ülke’de toplumsal sorunların kaynağına indiğimize uyuşturucuya rastlıyoruz. İran’da bu mesele yeterince önemsenmese de, dışarıdan bakıldığında belirgin bir biçimde göze batmaktadır. Araştırmalara göre, İran’da yaşanan tüm suçların %65-70’inde uyuşturucu maddelerin izini görmek mümkün(1). İran’da uyuşturucu madde bağımlılarının net sayısı konusunda kafalar karışık. İran Sosyal İşler Kurumu Başkanı Tagi Rüstemvendi madde kullanma tecrübesi yaşayanların sayısını 8 milyon kişi olarak söylemişti. Uyuşturucuyla Mücadele Kurumu Sözcüsü Perviz Afşar madde bağımlılarının sayısını 2017 yılında yaklaşık 3 milyon civarında olduğunu ifade etmişti(2). Bu sayıların hangisinin doğru olduğu bilinmese de, emin olabileceğimiz bir husus şu ki, ülkede madde bağımlısı sayısını en düşük rakam olarak kabul etsek bile, yine de rakam had safhada.

İran Meclis’i Yargı ve Hukuk Komisyonu üyesi Ali Bahtiyar, 2017’de verdiği bir röportajda yargı sisteminde açılan dosyaların yüzde 90’nının uyuşturucuyla bağlantılı olduğunu ifade etmişti(3). Açıklanan bu rakama göre, İran’da her hâkimin ayda 130 davaya baktığı, dolayısıyla da yargının sağlıklı ve adaletli olmasında ciddî soruların ortaya çıktığı bir gerçektir.İran’da yargı sisteminde yapılan tüm düzenlemelere rağmen, halen temel cezalandırma yolu olarak hapishanenin esas alındığı anlayışını görmek mümkündür. Öte yandan cezaevlerinin kapasitesinin çok üstünde mahpusun tutulduğu meselesi de yakın gelecekte ciddî krizlerin yaşanabileceğinin göstergesidir. Uyuşturucu maddeleriyle ilgili açılan hukukî dosyaların sayısı bu iddianın kanıtıdır. Açıklamalara göre, her yıl 230 bin kişi uyuşturucu ile bağlantıda olduğu suçlar nedeniyle yakalanıp cezaevine sevk edilmektedir(4). İran’ın eski Adalet Bakanı Mustafa Purmuhammedi 2014 yılında bir açıklamasında her yüz bin İranlıdan 283 kişinin mahpus olduğunu belirtmiştir(5).

İran’ı İnsan hakları ihlali konusunda uluslararası alanlarda zor durumda bırakan bir diğer husus da kuşkusuz idam cezasının ülkede çok yaygın olmasıdır. İdam cezasına çarptırılan kişilerin oranlarına baktığımızda ise uyuşturucu maddeleriyle bağlantılı olanların ciddî bir sayı oluşturduğunu görebiliriz. Özellikle idam cezasının toplum genelinde şiddetin en çıplak şekilde yaygınlaştırılması konusunda bu cezalara ciddî eleştiriler de var. “ECPM” ve “IHR” İnsan Hakları teşkilatlarının paylaştığı raporlara göre, 2017 yılında İran genelinde 517 kişi farklı gerekçelerle idam edilmiştir(6). Raporlara göre,idam edilenlerin büyük bir bölümü uyuşturucu maddelerle bağlantılı suçlara ait mahkûmlardan oluşmuştur. Kamuyla paylaşılan bu raporda idam olanların 2017 yılında bir önceki yıla göre ciddî azalma gösterdiği bilgisi paylaşılmış,fakat yine de idam edilenlerin%45’inin uyuşturucu maddeleriyle bağlantılı suçlar işlediğine ve bu sayının çok yüksek olduğuna dikkat çekmiştir.

Uyuşturucu maddelerin zararları konusunda bir başka husus toplum içinde şiddetin artışına yol açmasıdır. İran Cumhurbaşkanlığına bağlı Uyuşturucuyla Mücadelede Halkın Katılımını Geliştirme Dairesi Başkanı Seyid Hasan Musevi yaptığı bir açıklamada, ev içi şiddetin %60’tan fazlasının uyuşturucuyla bağlantılı olduğunu ifade etmişti(7).
Açıklanan rakamlara göre, her madde bağımlısı yılda 375 kere yasaları çiğneyerek suç işlemekte ve bu da güvenlik güçlerinin gözünden uzak kalmaktadır(8). Bu suçların ne kadar tehlikeli olduğu tartışılır, fakat böyle bir yüksek rakamı İran’da madde bağımlısı sayısıyla çarptığımızda toplumda ciddi bir güvensizliğe yol açtığını görebiliriz.
İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazlikatıldığı bir konferansta ülkede boşanmaların %50’sinin uyuşturucu madde bağımlılığından kaynaklandığı açıklamasında bulunmuştu(9).

İran’da madde bağımlılarının erkek ve kadın arasındaki dağılımına bakacak olursak, kadınların yüzde onluk dilimde yer aldığını görürüz(10). Bu fark her geçen gün kapanmaya doğru gitse de, günümüzde madde bağımlısı erkekler halen çoğunlukta. Durum böyle olunca kadına yönelik şiddet meselesi de dikkati çeken en önemli toplumsal sorunlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki şiddete maruz kalan kadınların büyük bir yüzdesinin eşi uyuşturucu madde kullanıcısıdır. Ayrıca İran’da şiddete maruz kalan kadınların yüzde 78’inin ebeveynlerinin (çoğunlukla babası) madde bağımlısı olduğu gerçeğini de görebiliriz(11). Verilere göre, genç kızların uyuşturucu maddelere bağımlılığı hızla artmaktadır. Bununla birlikte kanla bulaşan tehlikeli hastalıklar konusunda da uyuşturucu madde kullanıcıları, enjektör gibi ortak tıbbi malzemeleri kullandıkları nedeniyle hastaların büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır. Ayrıca bu kullanıcılar genelde şehirlerin çevresinde, gecekondularda yerleştikleri için, devlet kontrolü yetersiz ve sağlık işleri oldukça zordur.

Askeri Güvenlik
Afyon üretimi, dünyada yoğun olarak iki bölgede gerçekleştiriliyor. Bunlar Altın Üçgen ve Altın Hilalolarak anılıyor. Altın Üçgen’de yer alan ülkeler; Burma, Tayland, Laos ve Vietnam; Altın Hilal’de ise İran, Pakistan ve Afganistan’dan oluşur.UNODC(Uluslararası Suç ve Uyuşturucu ile Mücadele Merkezi) tarafından açıklanan bilgilere göre; 2016 yılında afyon ekilen alanda önceki yıla göre %10(201 bin hektar) oranında artış olmuştur(12).Dünyada üretilen uyuşturucu maddelerin önemli yüzdesinin hammaddesi sayılan afyonun büyük kısmıİran’la 945 kilometre sınırı olan Afganistan topraklarında üretilir. Ayrıca İran Altın Hilal ülkeleri içinde yer aldığı ve Afganistan ve Pakistan’dan Avrupa’ya sevkiyat güzergâhının üstünde yer alması nedeniyle yoğun bir uyuşturucu trafiğine maruz kalmaktadır. İran’ın yargı organının açıkladığı oranlara baktığımızda, uyuşturucuyla bağlantılı açılan davalar konusunda devasa bir rakam karşımıza çıkıyor. Durum böyle olunca, askeri anlamda da ciddî bir maliyet ve bedelin ödendiği kaçınılmazdır.

İranlı üst düzey askeri yetkililer, uyuşturucuyla mücadelede 3 bin 700 can kaybı olduğunu öne sürüyorlar. Bununla birlikte 12 binden fazla yaralı sayısına da bakarsak, İran güvenlik güçlerinin uyuşturucuyla bağlantılı ciddî bir kayıp verdiğini görebiliriz(13).

Özellikle son yıllarda İran medyasına yansıyan haberlere göre, Uyuşturucuyla Mücadele birliklerinde güvenlik güçlerininiçinde birçok kişinin de madde kullanıcı olması işin bir başka boyutunu göz önüne sermektedir. İçinde rütbeli askerlerinde bulunduğu bu durumöyle bir aşamaya ulaşmış ki, İran Yargı Organı, güvenlik güçleri mensuplarının uyuşturucu kullanmasını ve satışını önlemek için yasada düzenlemelere gitmiştir. Her ne kadar gizli tutulmaya çalışılsa da, İran emniyet ve güvenlik güçlerinin bu konudaki zafiyeti kamuoyuna yansımıştır. Son yıllarda İran Devrim Muhafızları Ordusu doğu sınırlarının güvenliğine iki defamüdahalede bulunarak sınır hattında 30 bin ve ülke içinde 20 bin mensubunu uyuşturucuyla mücadele için görevlendirdiğini açıkladı(14). Daha sonra ülkenin doğusunda Afganistan ve Pakistan sınırlarının kontrolü tamamen DMO’ya devredildi. İranlı yetkililer ister iç kamuoyu tarafından, isterse de komşu ülkeler başta olmak üzere uluslararası camiada uyuşturucuyla mücadele konusunda kasıtlı ihmalle suçlanmaktadırlar. İran’da yapılan anket çalışmalarında da vatandaşlar hükümetin uyuşturucu kaçakçılarının elebaşlarına karşıyürüttüğü mücadelenin etkili olduğuna inanmamaktadır(15). Bu konuda örneğin başkent Tahran’da uyuşturucu madde satın almak için ortalama 5 dakika zaman ayırmanın yeterli olduğu bilgisini emniyet yetkililerinin açıklaması bulunmaktadır(16). Öte yandan uluslararası camia da, örneğin eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı H. R. Mc Master Kongre’de Devrim Muhafızları Ordusu’nu Afganistan’dan uyuşturucu kaçakçılığı yapmakla suçlamıştı(17).

KAYNAKÇA

1- https://is.gd/IbrHJe
2- http://www.irna.ir/fa/News/82576264
3- https://is.gd/bNrwYm
4- https://is.gd/zs6Tr2
5- https://www.khabaronline.ir/detail/361356/society/judiciary
6- https://is.gd/9KlbnX
7- http://www.irna.ir/fa/News/81441601
8- https://is.gd/cnP1Mb
9- https://is.gd/Z5X7ew
10- https://is.gd/OqG3Tl
11- https://www.isna.ir/news/96013013979/
12- http://www.olaganustukanitlar.com/tag/altin-hilal-nedir/
13- https://is.gd/pCVm1X
14- http://www.aria-law.com/Data-View.aspx?lang=fa&id=5426
15- https://www.isna.ir/news/94040200904/
16- https://www.kaleme.com/1391/11/30/klm-134050/
17- https://is.gd/ZIslmD

 

Taha Kermani- Gazeteci

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

İRAN’DA UYUŞTURUCU VE EKONOMİ- TAHA KERMANİ

Dünya üzerinde her geçen gün uyuşturucu maddelerinin sayı ve tehlike açısından artışı çok düşündürücüdür. Kullanıcı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir