Ana Sayfa / ANALİZ / İRAN’DA PROTESTOLARIN YENİDEN BAŞLAMASI VE SİSTEM İÇİ ÇEKİŞMELER

İRAN’DA PROTESTOLARIN YENİDEN BAŞLAMASI VE SİSTEM İÇİ ÇEKİŞMELER

Genel Durum

Gün geçtikçe daha da zorlaşan İran ekonomisinin toplum için yarattığı ciddi sıkıntılara karşı düzenlenen en büyük gösterilere Aralık 2017’de tanık olmuştuk. Aniden İran’ın Meşhet şehrinden başlayan itirazlar kısa süre içinde bir çığ gibi büyüyerek ülkenin dört bir yanına yayılmaya başlamış, büyük kentlerden küçük ilçelere kadar geniş bir alanda sokak gösterileri şeklinde günlerce devam etmişti.

Bu gösteriler her ne kadar aniden başlamış görünüp sadece hayat pahalılığına bir itiraz gibi medyada yer bulsa da, aslında ciddi ve yaygın bir toplumsal memnuniyetsizliğin sonucu olarak beklenen bir gelişmeydi. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle bastırılmaya çalışılan itirazlar gösterilerinde en az 25 kişi hayatını kaybetmiş ve 5 binden fazla gösterici gözaltına alınmıştır. Bu gösterilerin yalnız ekonomik sorunlar değil, aynı zamanda siyasi-toplumsal sorunlardan da kaynaklandığı görülmektedir. Nitekim ekonomik sıkıntılarla ilgili sloganlarla başlayan gösteriler, hızlı bir şekilde özellikle toplumun orta ve üst sınıfını da kişisel hak ve özgürlükler noktasında yanına almayı başarmıştır. Her ne kadar göstericilerin dış güçlerin desteğini aldıkları iddia edilse de, mevcut sorunlar ortadan kalkmadıkça, olayların yeniden alevlenmesi beklenen bir durumdu.

ABD’nin nükleer anlaşmadan tek taraflı çıkması ve İran’a yönelik yaptırımların yeniden uygulanacağı haberi, ülkenin çökmekte olan hasta ekonomisini olumsuz yönde etkilemiştir. Kısa bir zaman içerisinde İran parasının ABD Doları karşısında 1/3 değer kaybetmesinin piyasaya yansıması, halkı yeni bir enflasyon dalgasıyla karşı karşıya bırakmıştır. ABD Dolar kurunun bir gün içinde 4500 Tümenden 10 bin Tümene yükselmesi, büyük çarşılarda kepenklerin indirilmesine yol açmış, başta başkent Tahran olmak üzere İsfahan, Şiraz, Erak, Kirmanşah ve Tebriz gibi büyük şehirlerde yarı tatil bir durum yaşanmış, esnaf greve gitmiştir. İtirazların gösteriler şeklinde devam ettiği Tahran’da güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda iki kişinin hayatını kaybettiği, çok sayıda protestocunun gözaltına alındığı bildirilmiştir.

Sokak protestolarıyla yeniden gündeme gelen İran ekonomisinin mevcut durumu, sistem içi çekişmeleri ve güç kavgaları, yargı ve güvenlik güçlerinin çelik yumruk politikasını beraberinde getirirken, ABD’nin uygulayacağı yaptırımların arttırılacağı beklentisi devlet ve millet arasındaki uçurum giderek derinleştirmekte ve önümüzdeki günlerde de bu tip sokak gösterilerinin devam edeceğini göstermektedir.

Durumu Kontrol Etmek İçin Hükümetin Ekonomik Tedbirleri

Altın ve dövizin devletin tekelinde olmasına rağmen, hükümetin ilan ettiği kur ile piyasadaki kur arasında neredeyse yarı yarıya farklılık bulunmaktadır. Hükümetin belirlediği resmi kur her ABD doları için 4200 Tümen iken, her dolar piyasada 9-10 bin Tümene satılmaktadır (bulunduğu takdirde).

  • İran Merkez Bankası Başkanı Veliollah SEYF, temel ihtiyaçlar başta olmak üzere 4 guruba toplamda 51.8 milyar dolar devlet kuruyla döviz verildiğini açıkladı. Bu kurum aynı zamanda geçen Hordad (Mayıs/Haziran) ayında enflasyonu %13 olarak açıklarken, bu rakamın dövizin artışıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
  • Tahran Borsası, kısa sürede toplamda 1646 puan kaybederek ciddi bir düşüş yaşadı.
  • İran Meclisi İktisadi Komisyon Başkanı Muhammed Rıza PURİBRAHİMİ’nin açıklamasına göre Eylül ayı itirazlarından sonra toplamda 30 milyar dolar hacminde döviz ülkeden çıkarılmıştır.
  • Resmi kurla verilen dövizin nerede harcandığı bilinmemektedir.
  • Ekonomi Bakanı Mesut KERBASİYAN olaylarla ilgili yaptığı açıklamada “ithalcilerin pahalı mal satmakta ısrarcı olmaları durumunda, devlet kuruyla(4200 Tümen) döviz alanların isim listesinin kamuoyuyla paylaşılacağı” tehdidinde bulundu.
  • İran Telefon Satıcıları Odası Başkanı İbrahim DOROSTİ, resmi kurla verilen dövizlerin planlanan yerlerde harcanmadığını söyleyerek, “tavuk yemi ve hayvancılık sektöründe faaliyet göstermek amacıyla yeni kurulmuş olan bir firmanın devletten 26 milyon Avro döviz alıp akıllı telefon ithal ettiğini” ve “40 ticari kuruluşun toplamda 225 milyon Avro resmi kurla döviz aldığını, fakat bu miktardan yalnız 70 milyon Avrosunun ithalat için kullanıldığını” açıklamıştır.
  • Öte yandan ciddi geçim sıkıntıları neticesinde memnuniyetsiz olan büyük bir kitlenin oluştuğu görülmektedir. İran Yüksek İş Şurası’nın asgari ücret artış talebi reddedildi. Yüksek İslami İş Şurası üyesi Ali ASLANİ “birçok fabrika ve işyeri geçen yılın (Mart) asgari ücretini yürürlüğe sokmamışken, yeni artış söz konusu olamaz” açıklamasında bulundu.

Ekonomik Sorunun Siyasi Boyutu

Aralık 2017 halk itirazlarının Meşhed’de başlanmasında da parmağının olduğu bilinen şimdiki iktidarın karşı cephesinde yer alan muhafazakarlar, o tarihten sonra Ruhani iktidarına siyasi baskıları da artırmış vaziyette. Son günlerin protestoları ve dövizin yükselmesiyle birlikte ise İran Meclisi’nde Cumhurbaşkanı Ruhani’nin istifası ve siyasi yetersizliğinin gündeme geldiğini görmekteyiz. İran Meclisi’nin İÇ Siyaset ve Şuralar Komisyonu Başkanı Emir HUCESTE “Biz hükümete ekonomik düzenlemeler yapması için 10-15 gün fırsat veriyoruz, aksi takdirde bakanın görevden alınmasını Mecliste gündeme getireceğiz” diyerek Meclisin açık oturumunda Ruhani’ye karşı sert eleştirilerde bulundu.

Muhafazakar muhalefet cephesinde yer alan Milletvekili Muhammed DEHGAN da sosyal medya hesabından “Eğer hükümet iş yapamıyorsa, devrilmeden önce çekilip işi ehline bıraksın” ifadelerini kullanmasının ardından “Hükümetin uçuruma düşmesini istemiyoruz” cümlesiyle de iktidarı uyardı.

İran Sanayi, Maden ve Ticaret Bakan Yardımcısı Hasan Yunes SİNKİ “10 gün içinde esnafla olağanüstü bir toplantı yapacağız” açıklamasıyla protestocu esnafı sakinleştirmeye çalıştı.

Diğer taraftan Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Ofis Başkanı Mahmud VAEZİ, “Cumhurbaşkanı kabinede bir takım değişikliğe gidebilir, bugün durum farklı olduğu için daha enerjik kadro getirebilir” sözleriyle gazeteciler önüne çıktı.

İran Yargı Kuvveti’ni anma haftası münasebetiyle üç kuvvetin bir araya geldiği toplantıda cumhurbaşkanı Ruhani “Riyal, Döviz ve temel ihtiyaçlar rezervleri açısından ülkede ciddi bir yokluk söz konusu değildir” cümlelerini belirgin bir kuşkuyla kurmuş ve ardından “Geçen yıla nazaran gelirlerimiz %5% artmış, giderlerimiz de sadece %44 artış göstermektedir” ifadesinde bulunarak “O zaman Döviz ve ekonomiye ne oluyor” cümlesiyle siyasi muhaliflerini hedef gösterdi.

Nüfuzlu, siyasi ağırlığa da sahip olan dini alimler ise zaman zaman halkın ekonomik sıkıntılarına yeterince önem gösterilmediğine dair açıklamalarda bulunup yetkilileri toplumsal bir geniş isyan olabileceğine dair bir takım uyarılarda bulunmuşlardı. En son Ayetullah Hüseyin Nuri Hemedani “bir taraftan milyar milyar yolsuzluk yapan, efsanevi maaşlar alanlar varken, diğer taraftan da geçim derdinde olan ekonomik sıkıntılardan eziyette olan bir halk var” cümleleriyle Ruhani iktidarına sert cümleler kurmuştu. 

Yargı Ve Güvenlik

Geçmişte olduğu gibi en ufak halk ayaklanması bile sistem tarafından tahammül edilmiyor. En sert askeri müdahalelerle bastırılıyor. Tahran Savcısı Abbas Caferi DOLETABADİ Çok sayıda protestocunun gözaltına alınmasına ilişkin “Aralık 2017’de de olduğu gibi gözaltına alınanlar mahkeme gününe kadar serbest bırakılmayacaklar” ifadesini kurdu. Geçmişte yaşanan örneklere göre bu gözaltı süreci aylar uzayabilir.

İran Yargı Kurumu Başkanı Ayetullah Sadık Amoli LARİCANİ Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı’nın da olduğu bir toplantıda “Bugün 1500 bin milyar tümen likidite mevcuttur. Tabii kienflasyonun bu kadar artışı ve ekonomik düzensizlikle karşı karşıya kalırız” cümlesini kurup devamında “Hükümet son 3 ayda temel ihtiyaçların temini için 10 milyar dolarlık bir bütçe ayırmıştır” açıklamasında bulundu.

Amoli LARİCANİ konuşmasının devamında protestocularla ilişkin “Ekonomik düzeni bozup kargaşa yaratmak isteyenler kulaklarından pamukları çıkarıp gözlerini açsınlar.” uyarısındabulundu.

Yargı Organı Başkanı,“iktisadi düzeni bozanları idamla veya 20 yıl üzeri hapis cezası gibi ağır cezaları kapsayan “yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak” suçlamasıyla yargılarız” şeklinde tehdit etti.

İran Dini Lideri Ali HAMANEYİ de Yargı Kuvveti’nin yetkilileriyle bir araya geldiği toplantıda “Ticaret ve iş dünyasının sükûnetini koruyup halkın geçim derdine çare kılın” şeklinde ifadelerle sistemin bu yönde de muhalefetlerine karşı tavrını ortaya koymuştur.

Taha Kermani- Gazeteci

Bu yazıyı paylaşın

Benzer Konular

İRAN’DA UYUŞTURUCU VE EKONOMİ- TAHA KERMANİ

Dünya üzerinde her geçen gün uyuşturucu maddelerinin sayı ve tehlike açısından artışı çok düşündürücüdür. Kullanıcı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir