İran 10.Dönem Meclisin Siyasi Eğilim Dağılımı ve Analizi

tebaren | 15:31 - 25.05.2016

Özet

30 Nisan 2016 tarihinde İran İslam Cumhuriyeti İslamî Şura Meclisi’nin 10. dönem seçiminin ikinci turu gerçekleşti ve İran Meclisinin 290 koltuğundan 289 koltuğu sahibini buldu. Bir koltuk ise İsfahan kentinden boş kaldı ve ilk yapılacak herhangi bir genel seçim yahut İsfahan kentinin yerel seçiminde bu koltuk sahibini bulacaktır. Bunun sebebi bir adayın oylarının iptali üzerine İran İçişleri Bakanlığı ve Anayasa Koruma Konseyi arasında tartışmaların devam etmesi idi. İran’ın bu dönem meclis seçimlerinin geçmiş seçimlerle farkları ve İran Meclisi’nin siyasî eğilim dağılımı bu yazıda ele alınmıştır.

……

Giriş

26 Şubat 2016 tarihinde İran 10. dönem Meclis seçimlerinin ilk turu gerçekleşti. İlk turda İran Meclisinin 290 koltuğundan 221 koltuğu sahiplerini buldu ve kalan 69 koltuk için seçimler ikinci tura çekildi. İran Meclis Seçimleri Yasasının 8. maddesine göre, bir aday sandığa atılan oyların %25’ini kazandığı takdirde ilk turda Meclis’e girebilir, aksi halde seçim ikinci tura çekilir (İran Meclisi, 26 Kasım 1999, Madde: 8). İran Meclis seçiminin ikinci turu 30 Nisan 2016 tarihinde gerçekleşti ve kalan sandalyeler için adaylar yarıştılar. İran Meclis seçimlerinin sonuçları bölge ve uluslararası camia için önemli olmuştur, çünkü genel bir perspektifte İran’da Batıyla anlaşmaya karşı olan akım, yani Muhafazakârlar ve Batıyla anlaşarak İran üzerinden ambargoların kalkmasını destekleyen Reformistler faaliyet gösterir. İran iç durumu analizi açısından da hangi akımın kazanması İran halkının hangi siyasî tercihi yaptığını ve dolayısıyla mevcut toplumsal psikolojisini anlatmaktadır. Alt satırlarda bu iki başlık yani İran Meclis seçimlerine göre 10. dönem İran Meclisi’nin siyasî eğilim dağılımı ve seçim sonuçlarına göre İran halkının siyasi istekler tercihi analiz edilecektir.

……

İran’da Muhafazakâr ve Reformist Akımlarının Farkları

1979 İran devriminin gerçekleşmesinde muhtelif ideoloji ve siyasi söylemlerin rolü olmuştur. Bu çeşitlilik aşırı sol guruplardan aşırı İslamcı guruplara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Fakat devrimin ilk yıllarından itibaren Ayetullah Humeynî taraftarlarının kurduğu İslam Cumhuriyeti Partisi ülkenin stratejik kurumlarını ele geçirerek diğer siyasî söylemleri İran siyaset sahnesinden silmeği başardı. İran’ın devrimden sonra yaşadığı siyasî süreç bu parti içinde ayrışmaya neden oldu ve Reformist ve Muhafazakâr olarak nitelendirilen iki akım doğdu. Bugün İran genel siyasî sahnesinde yasal olarak bu iki akım bir biriyle yarışmakta ve diğer siyasî düşünceler baskılar neticesinde yeraltına çekildikleri halde yurtdışında da faaliyetlerini devam ettirmektedir. İran’da Reformistler ve Muhafazakârların teorik farkı ta Şii din merkezlerinin ve Molla olarak bilinen Şii din adamlarının kurumsal olarak faaliyete başladığı ilk dönemden itibaren mevcuttur. Fakat bugün bu farklılık İran iç siyasî sahnesine çekilmiş ve siyasetin pratiğinde kendini gösteriyor. İran’da Muhafazakâr ve Reformistlerin genel farklarını şu şekilde kategorize edebiliriz:

Reformistler ve Muhafazakârların ikisi de İran İslam Cumhuriyeti’nin yönetildiği Vilayet-i Fakih teorisini kabul ediyor. Vilayet-i Fakih teorisine göre İmameye Şiiliğinin inandığı ve kayıplara karıştığı düşünülen 12. İmam Haz. Mehdi’nin zuhur ettiği döneme kadar Şii mollaları ve Şii din adamları toplumu yönetmekle görevliler (Humeynî, 2009, s: 40). Reformistler ve Muhafazakârları ayrıştıran mesele bu yönetim biçiminin niteliğiyle ilgilidir. Reformistler Kuran-ı Kerim’in Şura Suresinin 38. Ayetine (Ve onlar, Rablerine icabet ederler ve namazı kılarlar. Ve onlar, işlerini aralarında toplanıp istişare ederler. Ve onları rızıklandırdığımız şeylerden infak ederler.) işaret ederek halkın oyu ve rızasını önemli hesap ediyorlar; Muhafazakârlar ise İslamî yönetimde Veliy-i Fakih ve Şii mollalarının sınırsız güce sahip olduklarını ve halka mutlak velayetleri olması gerektiğini savunuyorlar. Muhafazakârların istinat ettiği ayet ise Ahzâb Suresinin 6. Ayetidir (Nebî (Peygamber), müminler için kendi nefislerinden daha evlâdır.) (Misbah Yezdî, 2000, s: 59).

Muhafazakârlar İran’da Şii fıkhına zıt olan ve İslam’a aykırı olan toplumsal sorunları şiddet kullanarak ve adlî süreç dâhilinde emniyet güçleri vasıtasıyla çözmek istiyorlar. Reformistler ise bazı toplumsal istekler karşısında direnmeyi kabul etmiyor ve Şii fıkhına aykırı bazı meselelerin kültürel faaliyetler dâhilinde çözülmesini istiyorlar. Örnek için İranlı kadınlar türban ve çarşaf giymeyin zorunluluğuna tepki olarak giyim tarzlarında bazı farklılık yaratıyor, yahut yüzlerinin açık kısmında aşırı makyaj kullanıyorlar. Buna tepki olarak Muhafazakârlar Polisin müdahale etmesini istedikleri halde Reformistler kültürel faaliyetlerle ve eğitimle bu sorunun halledilebileceğini savunuyorlar.

İran dış siyasetinde ise Muhafazakârlar, ABD ve Avrupa’ya karşı olarak ABD’yi Humeynî’nin tabiriyle Büyük Şeytan olarak görüyorlar ve ABD karşısında her türlü tavizi caiz görmüyorlar. Reformistler ise dünyanın bugünkü koşullarını dikkate alarak İran’ın dünya ile uzlaşabileceğini savunuyorlar. Örnek için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne taşınan İran nükleer dosyası Reformistlerce uluslararası hukuka uygun olarak çözülmesini istedikleri halde Muhafazakârlar İran’ın her koşul altında nükleer çalışmalarına devam etmesini savunuyorlar.

…..

İran 10. Dönem Meclisinin Siyasi Eğilim Dağılımı

İran 10. dönem Meclis seçim sonuçları açıklandıktan sonra İran’ın yeni dönem Meclisinin siyasî eğilim grafiği oluşturulmaya çalışıldı. Fakat muhtelif merkezler tarafından tasarlanan harita ve açıklanan yüzdeler bir biriyle önemli farklar arz etmektedir. Bunun asıl sebebi İran 10. dönem Meclisine girmeyi başaran bağımsız adayların çokluğu ve Reformistler olarak kategorize ettiğimiz akımın iki genel listeyle seçime girmesidir. Bağımsız adayların birçoğunun siyasî hayatları Muhafazakâr akıma mensubiyetle geçmiştir, ancak Muhafazakârlar tarafından açıklanan listede yer almamışlardır. Reformistler ise ilk turda iki genel liste oluşturdular. Biri İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’ye yakın Ilımlılar listesi, diğeri ise Eski Cumhurbaşkanı Hatemi’ye yakın Reformcular listesi. Fakat her iki liste genel olarak Reformist kategorisi altında değerlendirilebilir. Bizim hazırladığımız siyasî eğilim diyagramında Bağımsızlar herhangi listede isimleri olmayan şahıslardır. Reformistler, Eski Cumhurbaşkanı Hatemi ve şimdiki Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin listesinde olanların isimleridir. Muhafazakârlar ise Muhafazakârların Büyük İttifakı adı alında açıklanan isimlere dayanmaktadır. Dinî Azınlıklar olan Hıristiyan (Ermenî ve Asurî), Zerdüştî ve Musevî (Yahudî) dinî azınlıklara mensup milletvekilleridir ki geleneksel olarak herhangi bir siyasî listede yer almazlar. Böylece İran 10. dönem Meclisinin siyasî eğilimini şu şekilde ele alabiliriz:

Cetvel1: 10.Dönem İran Meclisi Siyasi Eğilim Dağılım Sayısı

eeeee

Cetvelde göründüğü gibi bir kişi onaylanmayan olarak görünüyor. Bu onaylanmayan bir koltuk İsfahan kenti seçim bölgesine aittir. İsfahan kenti milletvekili adayı Minou Khaleghi’nin ilk turda kazanması İran İçişleri Bakanlığı tarafından onaylandığı halde İran Anayasa Koruma Konseyi tarafından bazı oyları iptal edilerek reddedildi. Bu tartışmanın hala devam etmesi bir sandalyeyi İran Meclisi’nde boş göstermektedir (Rahmani Fazli, 26 Nisan 2016). Bu rakamlardan yola çıkarak şu diyagramı elde edebiliriz:

Diyagram1: 10.Dönem İran Meclisi’nin Siyasî Eğilim Dağılımı Diyagramı

Diyagram 1-Teb-Ara-Meclis

……

İran 10. Dönem Meclis Seçimi Analizi

İran 10. dönem Meclis seçimleri ve seçim sürecinde yaşananlar İran’da mevcut siyasî psikoloji ve siyasî isteklerin niteliğini anlamak için en somut araçtır. İran’da sivil toplumun zayıf olması ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin birçok zaman hükümet tarafından engellenmesi İran’da seçim süreçlerini bu açıdan önemli kılıyor. Çünkü seçim zamanında normal zamanla kıyasta toplumda siyasî özgürlük alanı genişliyor ve halk toplumsal ortamlarda bazı isteklerini dile getiriyor. İran 10. dönem Meclis seçimlerinde yaşananları şu başlıklarla ele alabiliriz:

İran İç İşler Bakanı’nın söylediğine göre 10.dönem Meclis seçimlerinde katılım oranı 62% olmuştur. (Abdolreza Rahmani Fazli, 2006). İran medyası bu katılım oranını devlet için bir başarı olarak nitelendiriyor ve bu rakamı gelişmiş ülkelerdeki katılım oranlarıyla kıyaslıyor. Fakat bu katılım oranı İran iç koşullarını dikkate alarak bir taraftan düşük bir rakamdır ve diğer taraftan halkın devlete güvenoyu yerine güvensizliğinin göstergesidir. Ayrıca İran yetkililerince bu rakamın diğer ülkelerle kıyas edilmesi İran siyasî yapısı ve İran’a hâkim olan toplumsal kültür dikkate alındığında yanlış bir kıyaslamadır. İran vatandaşları oy kullandıkları zaman kimliklerinin son sayfasına seçime katılım kaşesi basılıyor. Bu kaşe, yalnız katılım kaşesi değil, aynı zamanda her şahsın devrime bağlığını göstermek için bir ölçektir. İran’ın yarıdan çok nüfusunu gençler oluşturuyor. Bu genç kuşak, üniversiteyi bitirdikten sonra yahut liseden mezun olduktan sonra iş başvurularında bulunuyor ve iş başvurularında seçime katılım kaşeleri dikkate alınıyor. Bir gencin kimliğinde seçime katılım kaşesi olmadığında veya sayıca az olduğunda rejim karşıtı bir şahıs olarak değerlendiriliyor ve iş bulmakta zorluk çekiyor. Bu tür şahıslar resmî ve devlet dairelerinde asla işe alınmazlar. İran’da özel sektör zayıf olduğu için ve büyük özel ticarî şirketler Devrim Muhafızları tekelinde olduğu için bir genç ya devlet dairesinde ya da Devrim Muhafızları’na bağlı bir şirkette iş bulmak zorundadır. Bunun için seçime katılım İran’ın birçok yerinde isteyerek olmuyor ve halk gelecek korkusuyla seçime katılıyor. İran’ın devlet dairelerinde çalışan özellikle Silahlı Kuvvetler mensupları toplu oy kullanmaya götürülüyorlar. Yetkililerce seçime katılmayanlar düşman ilan edilir ve bu sebepten katılım oranının yüksek olması için halka psikolojik baskı uygulanır. Öyle ki İran Devrim Lideri Hameneyi Meclis seçimine katılmayı dinî farz ilan etmiştir (Hameneyi, 2016).

8 ve 9. dönem İran Meclisi’nde Muhafazakârlar kesin çoğunlukta olmuşlar. Muhafazakârların Meclis’e girmelerinde ekonomik refah doğrultusunda verdikleri vaatlerin önemli rolü olmuştur. Fakat sekiz yıl boyunca Meclis’te çoğunlukta oldukları sürede İran toplumu ekonomik kriz, enflasyon artışı ve halkın alım gücünün azalmasına şahit olmuştur. Reformistlerce bütün bu ekonomik krizlerin nedeni Batının İran’a uyguladığı ambargolardır. Muhafazakârların iktisadî vaatlerinin gerçekleşmemesi ve ülkede toplumsal özgürlüklerin kısıtlanması halkı 10. dönem Meclis seçimlerinde Reformistler ve bağımsız adaylara yönlendirdi.

Bugüne kadar İran İstatistik Merkezi tarafından İran’da etniklerin nüfusu hakkında resmî araştırmalar yapılmamış ve resmî veriler açıklanmamıştır. Fakat İran yetkilileri defalarca İran’ın çeşitli etnik ve mezheplerden oluştuğunu ifade etmişler. (Hameneyi, 2013). Ayrıca uluslararası stratejik araştırmalar merkezleri İran’ın resmî dilinin Farsça olmasına rağmen ülkenin %50’sinin Fars olmayan etniklerden oluştuğunu söyliyorlar (İNSS, 2013). İran’ın son 10. dönem Meclis seçimi ve Uzmanlar Meclisi seçimleri sürecinde yaşanan ve adaylar tarafından verilen vaatleri analiz ettiğimizde etniklerin yaşadığı bölgelerde etnik hakları eksenli vaatler öne çıkıyor ve bütün adaylar etniklerin yaşadıkları bölgelerde etnik eksenli vaatlerde bulunuyorlar. Seçim kampanyaları etnik dillerle yürütülmüş ve basılan afişlerde etnik diller kullanılmıştır. Hatta bazı bölgelerde adaylar etnik hakları savunan şahıs ve sivil toplum kuruluşlarına kendi imzalarıyla yazılı vaatler vermişler. Örnek için İran Türklerinin önemli merkezlerinden olan ve gayri resmî siyasî terimde Güney Azerbaycan terimi kullanılan bölgede Tebriz kenti Reformist adayları Tebrizlilere seçildikleri takdirde Türkçenin İran’da eğitim dili olması ve Türk kültürünün geliştirilmesine yönelik faaliyet yapacaklarına dair ıslak imzalı yazılı vaatler verdiler ve üç imza sahibinden ikisi seçimi kazandı (Araznews, 2016).

…..

Sonuç

İran 10. dönem Meclisi, 8 ve 9.dönemlerin aksine yalnız Muhafazakâr siyasetçilerden oluşmayacaktır. 10. dönem İran Meclisi’ne %41 Reformist ve %28 bağımsız aday girmeyi başardı. Muhafazakârların iddiasına göre bağımsız milletvekillerinin birçoğu Muhafazakâr söyleme yakındır, fakat seçim öncesi liste dışı bırakılmaları bu iddiayı doğrulamıyor. Reformist ve Muhafazakârların göz önündeki farkı İran nükleer dosyası ve bu dosya üzerinden Batı’yla İran’ın ilişkileridir. Reformistlerce nükleer meselede Batı’yla anlaşma İran’ı iktisadi krizden çıkartacaktır ve Muhafazakârların iddiasına göre Reformistler Batı’yla anlaşmak yerine Amerika’ya dış siyasette taviz vermişlerdir. İran’da seçim sürecini analiz ettiğimiz zaman adayların etniklerin yaşadıkları bölgede etnik hakları eksenli vaatleri öne çıkmaktadır ve İran’ın yakın geleceğinde etniklerin İran siyasetinde daha aktif rol oynayacaklarını gösteriyor.

……

Kaynakça:

  • İran Meclisi Seçim Yasası, (28 Kasım 1999), İran Meclisi web sitesi, http://goo.gl/qsRxyG
  • Khomeyni, Rouhollah, (2009), Vilayet-e Fakih, İmam Humeyni Eserlerinin Tanzim ve Neşri Kurumu, s:40, Tahran.
  • Mesbahe Yazdi, Mohammad Taghi, (2000), Sorular ve Cevaplar, İmam Humeyni Eğitim ve Araştırma Merkezi, s:59, Kum.
  • Entekhab, (26 Nisan 2016), Minou Khaleghi Oylarının İptali Mümkün Değil, http://goo.gl/Wx6pLa
  • İran İç İşler Bakanı, (5 Mayıs 2016), İran’da Seçime Katılım Oranı, İSNA, http://goo.gl/jeVVYD
  • Hameneyi, Ali, (16 Şubat 2016), Seçime Özel Fetvalar, Khamenei Basın Merkezi, http://goo.gl/23kk1a
  • Hameneyi Basın Merkezi, (20 Şubat 2014), Hameneyi Düşüncesinde Etnikler, Dini Havza Basın Merkezi, http://goo.gl/wkOIX8
  • Milli Güvenlik Araştırmalar Enstitüsü, (2 Ocak 2013), İran, İNSS, http://goo.gl/0k48aO

…..

Yazar: Babak SHAHED

……

Anahtar kelimeler: